Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.
Kâf سُورَةُ قٓ · 37
النص العربي
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى ٱلسَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌۭ
الاستماع
الترجمات
Şüphesiz ki bunda aklı olan veya hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
Şüphe yok ki bunda, gönlü olana, yahut görerek kulak verene ibret ve öğüt var elbet.
التفسير
Bu sûrede olduğu gibi başkalarında da, Hz. Peygamber’in muhatabı olan Araplar’dan önce gelip geçmiş topluluklara ve medeniyetlere işaret edilmiş; çok güçlü kavimlerin, bazan izleri bile kalmaksızın yok olup gittikleri, güçlerinin, ihtişamlarının, bilgi ve becerilerinin korkunç âkıbetlerini engelleyemediği anlatılmıştır. Bu anlatılanlardan ve tarih bilgisinden istifade edebilmek ve ibret alabilmek için ya insanda gördüklerini değerlendirerek sonuç çıkarabilecek bir aklî kapasiteye ya da anlatılanları peşin hükümden ve şartlanmışlıklardan arınarak dinlemeye ihtiyaç vardır. Bütün mârifet ve sorumluluk tebliğ edende, anlatanda değildir, dinleyene de iş düşmektedir.
<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 112</i>
تعرض هذه الصفحة الآية 37 من سورة Kâf من القرآن الكريم مع نصها العربي وترجمتها، وهي سورة مكية (نزلت في مكة)، ويبلغ عدد آياتها 45 آية.
المعنى: «Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.»
الأسئلة الشائعة
ما معنى الآية 37 من سورة Kâf؟
Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.
كم عدد آيات سورة Kâf؟
عدد آيات سورة Kâf هو 45 آية.