Hiçbir ümmet, kendi süresini ne çabuklaştırabilir ve ne de geciktirebilir.
Mü'minûn سُورَةُ المُؤۡمِنُونَ · 43
النص العربي
مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ
الاستماع
الترجمات
Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.
Hiçbir ümmet, helak edilmesi mukadder olan zamanı ileriye alamayacağı gibi geriye de atamaz.
التفسير
Buradaki neslin Lût, Şuayb, Eyyûb ve Yûsuf peygamberlerin kavimleri olabileceği belirtilmiştir (Râzî, XXIII, 100). Esasen bu âyetlerde geçmişteki belirli peygamberlerin inanç mücadelesi hakkında bilgi verilmekten ziyade şu noktalara dikkat çekilmektedir: Yeryüzünde nesiller ve uygarlıklar birbirini izlemiş, her nesil Allah’ın değiştirilemez hükmüyle tayin ettiği ömrünü tamamlayınca ardından yeni bir nesil gelmiştir. Hz. Muhammed’e gelinceye kadar peygamberlik sürekli yenilenen bir kurum olmuştur. Peygamberlerinin davetlerini reddedip inkâr ve günahkârlıklarını sürdüren kavimler, ümmetler, bunun bedelini çeşitli felâketlere uğrayarak yok olup gitmekle ödemişlerdir. Kur’an-ı Kerîm başka âyetlerde bu sonucu ilâhî bir yasa (sünnetullah) olarak gösterir.
\N
تعرض هذه الصفحة الآية 43 من سورة Mü'minûn من القرآن الكريم مع نصها العربي وترجمتها، وهي سورة مكية (نزلت في مكة)، ويبلغ عدد آياتها 118 آية.
المعنى: «Hiçbir ümmet, kendi süresini ne çabuklaştırabilir ve ne de geciktirebilir.»
الأسئلة الشائعة
ما معنى الآية 43 من سورة Mü'minûn؟
Hiçbir ümmet, kendi süresini ne çabuklaştırabilir ve ne de geciktirebilir.
كم عدد آيات سورة Mü'minûn؟
عدد آيات سورة Mü'minûn هو 118 آية.