Fetva Meclisi
السؤال
Babamız 2. evliliğini yaptı. Bize göre ikinci evliliği için geçerli bir sebebi yoktu. Nihayetinde 20 yıl önce böyle bir durum gerçekleşti. Benim burada sormak istediğim şu: Bir baba, yaptıklarının yanlış olduğunu bildiği halde ve biz bu yanlışlarını uygun bir dille kendisine yüzlerce defa söylediğimiz halde bize, "bak ben babayım, babanın bedduasını almayın yoksa rahat etmezsiniz" gibi ifadelerle yaptığı haksızlıkları örtüyor ve hakkımızı aramanın önünü kapatmaya çalışıyor. Bizim babamızdan taleplerimiz ise iki hanımının ve çocuklarının arasında adaleti gözetmesi. Arada bir gün bizim de evimize gelmesini, helal kazanç getirmesini, daha önce defalarca vermiş olduğu sözlerini tutmasını istiyoruz. Ancak her defasında babalık hakkıyla karşımıza çıkıyor ve yaptığı hataların, yanlışların ve haksızlıkların gün geçtikçe dozajını arttırıyor. Nihai olarak hocam ben son görüşmemizde verdiği sözleri kendisine hatırlattım ancak yazılı ve şahitli olan bu sözlerini inkâr etti. Ben de kendisine bu inkarı nedeniyle kızdım. Yaklaşık iki yıldır kendisiyle görüşmüyorum. Evet, bu bir imtihan, bunu biliyoruz. Ancak haksızlıkla mücadele etmek gerekmez mi? Biz yaptığı o kadar haksızlığı ve yanlışları kendisine söylemesek ve karşılığında bir tepki vermesek kendisini haklı görmekte ve daha da aşırıya gitmekte. Burada ben, babalık makamına değil de yaptığı haksızlıklara karşı tepki koymak amacıyla görüşmeyi kestim. Burada mağdur durumda olan annem, kız kardeşlerim ve benim. Ve ailece yapılan haksızlıklara razı olmayacağımızı kendisine ifade ettik Kendisinin durumu her yönden bizden iyi. Ayrıca kendisi gece namazına bile kalkan, Allah'ın emirlerini bilen biri. Buna rağmen İslam dinimiz babaya sınırsız bir yetki mi veriyor? Her şeyden önce samimi niyetimize rağmen babamızın son nefesinde bizim için yapacağı bir bedduanın dinimiz açısından hükmünü soruyorum. Burada altını çizmek istediğim kısım, babamızdan sadece sevgi, adalet ve hakkaniyet istiyoruz.