Sünen-i Ebû Dâvûdسنن أبي داود
5274 حديث
مؤلفه أبو داود سليمان بن الأشعث السجستاني (202-275 هـ). اعتنى في كتابه بأحاديث الأحكام الفقهية، فصار مرجعاً للفقهاء.
اشتهر أبو داود بتنبيهه غالباً على ما في الأحاديث من ضعف. وسننه معدودٌ من الكتب الستة الصحيحة.
- المؤلف
- أبو داود السجستاني
- العصر
- 202-275 هـ
- النوع
- سنن (الكتب الستة)
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2461
Ebû Hureyre (r.a.), "Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu" demiştir: "Biriniz oruçlu iken yemeğe davet edildiği zaman "ben oruçluyum" desin
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2462
Aişe (r.anha)'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.), Allah (c.c.) ruhunu kabzedinceye kadar, Ramazanın son on gününde itikâf'ta bulunmuştur. Ondan sonra da hanımları itikâf'ta bulundular
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2463
Ubey b. Ka'b (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Nebî (s.a.v.) Ramazan'ın son on gününde itikaf'a girerdi. Bir sene itikaf'a girmedi. Ertesi sene yirmi gece itikafta bulundu
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2464
Aişe (r.anha)'dan; demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) itikafda bulunmak istediğinde sabah namazını kılar, sonra itikaf mahalline girerdi. Bir seferinde de Ramazan'ın son on gününde itikaf'a girmek isteyip çadırının kurulmasını emretti ve çadırı kuruldu. Bunu görünce ben de…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2465
Nâfi'in İbn Ömer (r.a.)'dan rivayet ettiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) Ramazan'ın son on gününde i'tikâf'ta bulunurdu. Nâfi' dedi ki: "Abdullah, Rasûlullah (s.a.v.)'in mescidde i'tikâf'ta bulunduğu yeri bana gösterdi
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2466
Ebû Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: "Nebî (s.a.v.), her ramazan on gün i'tikâfa girerdi. Vefat ettiği yıl yirmi gün i'tikâf yaptı
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2467
Aişe (r.a.)’dan; demiştir ki: Rasulullah (s.a.v.) i’tikafta olduğu zaman başını bana doğru uzatır, ben de tarardım.O, eve ancak tabii bir ihtiyacı için girerdi
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2468
Kuteybe b. Said ve Abdullah b. Mesleme Leys'den; Leys îbn Şihab'den, o Urve ve Amra'dan; onlar da Hz. Aişe vasıtasıyla Hz. .Peygamber (s.a.v.)'den önceki (2467) hadisin benzerini rivayet etmişlerdir. Ebû Dâvud dedi ki: "Aynı şekilde o hadisi Yunus da Zühri'den rivayet etmiştir.…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2469
Aişe (r.anha)'dan; demiştir ki: "Rasûlullah (s.a.v.) mescidde i'tikâfta olduğunda odanın deliğinden (kapısından) başını bana doğru uzatır, ben de yıkardım." (Râvi) Müsedded, Hz. Aişe'nin "hayızlı olduğum halde başını tarardım" dediğini söyledi
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2470
Safiyye (r.anhâ)'dan; demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) i'tikâfta idi. Bir gece kendisini ziyarete gidip konuştum. Sonra kalkıp (eve) dönmek istedim. Rasûlullah (s.a.v.)da beni evime getirmek için benimle birlikte kalktı. (-Safiyye'nin evi Usame b. Zeyd'in arsasında idi.-)…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2471
Muhammedb. Yahya b. Fâris, Ebu'l-Yeman'dan, Ebu'l-Yeman Şuayb'dan o da Zührî'den, önceki (2470.) hadisi, isimler aynı kalmak kaydıyla, rivayet etmişlerdir. (Farklı olarak bu rivayette) Safiyye (r.anha): "Rasûlullah (s.a.v.) mescidin Ümmü Seleme'nin kapısının yanındaki kapısına…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2472
Abdullah b. Muhammed en-Nüfeyli ve Muhammed b. İsa Abdusselam b. Harb'den, o Leys b. Ebi Süleym'den, Leys, Ab-durrahman b. el-Kasım'dan o da babası vasıtasıyla Hz. Aişe (r.anha)'dan rivayet etmiştir. Nüfeyli'nin rivayetine göre Aişe (r.a) şöyle demiştir: "Peygamber (s.a.v.)…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2473
Aişe (r.anha)'dan; demiştir ki: Haste ziyaretine gitmemek, cenazeye iştirak etmemek, kadına şehvetle dokunmamak, onunla cinsî temasta bulunmamak ve zarurî olanların dışında bir ihtiyâç için çıkmamak i'tikâfta olan kişi için sünnettir. Oruç olmadan i'tikâf olmaz, cemaatle namaz…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2474
İbn Ömer (r.a)'dan rivayet edildiğine göre, Ömer (r.a.) Cahiliyye devrinde Kâ'be'nin yanında bir gece veya bir gün [Buradaki şüphe râvidendir.] i'tikâfta kalmayı adadı. (Sonra) Peygamber (s.a.v.)'e sordu, o da: "İ'tikâfa gir ve oruç tut" buyurdu
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2475
Abdullah b. Ömer b. Muhammed b. Ebân b. Salih el-Kuraşî Amr b. Muhammed, (yani eI-Ankariy)den; o da Abdullah b. Büdeyl'den aynı isnad ile önceki (2474.) hadisin benzerini rivayet etmişlerdir. İbn Ömer (bu rivayette ayrıca) şöyle der: O (Ömer) i'tikâfta iken insanlar tekbir…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2476
Aişe (r.anha)'dân; demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.)'in hanımlarından bir kadın onunla beraber i’tikâfta bulundu. O hanım sarılığı ve kırmızılığı görürdü. Bazan o namaz kılarken (özür kanı için) altına tas koyardık. Bazı nüshalarda “altına tas koydu" şeklinde vârid olmuştur
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2477
Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Bir bedevi, Peygamber (s.a.v.)'e hicreti sormuş da Peygamber (s.a.v.); "Yazık sana, hicret zor iştir. Senin develerin var mı?" buyurmuş. (O kimse de) Evet diye cevap vermiş. (Bunun üzerine Hz. Peygamber); “Peki onların…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2478
Mikdam b. Şureyh'ın babası (Şureyh)'den; demiştir ki: Ben Âişe (r.anha)'ya kırlara geziye çıkmayı sordum. (Şöyle) Cevap verdi; Rasûlullah (s.a.v.) şu kırlardaki sel yataklarına geziye çıkardı. Bir defasında kır gezisine çıkmak istedi de bana (binilmesi) yasak olan bir zekat…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2479
Muaviye (bin Ebi Süfyan)'dan; demiştir ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)'i; 'tevbe (vakti) sona ermedikçe hicret (vakti) de sona ermez. Güneş battığı yerden doğmadıkça da tevbe sona ermez" buyururken işittim. Diğer tahric: Darimî, siyer, Ahmed b. Hanbel, VI
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 2480
İbn Abbas (r.a.)'dan; demiştir ki: Rasûllulah (s.a.v.) Fetih (yani) Mekke'nin fethi günü (şöyle) buyurdu; "(Artık) hicret yoktur. Fakat cihad ve niyet vardır. (Devlet idarecileri tarafından) toptan cihada çağırıldığınızda cihad'a çıkınız