Sünen-i Ebû Dâvûdسنن أبي داود
5274 حديث
مؤلفه أبو داود سليمان بن الأشعث السجستاني (202-275 هـ). اعتنى في كتابه بأحاديث الأحكام الفقهية، فصار مرجعاً للفقهاء.
اشتهر أبو داود بتنبيهه غالباً على ما في الأحاديث من ضعف. وسننه معدودٌ من الكتب الستة الصحيحة.
- المؤلف
- أبو داود السجستاني
- العصر
- 202-275 هـ
- النوع
- سنن (الكتب الستة)
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3821
Câbir (r.a)'den rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.v.): "Sirke ne güzel katıktır" buyurmuştur
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3822
Câbir b. Abdillah (r.a) Rasûlullah (s.a.v.)'in; "Sarımsak veya soğan yiyen kimse bizden uzak dursun. -Yahutta mescidimizden uzak dursun- ve evinde otursun" buyurduğunu söyledi.(Yine Câbir şöyle dedi): Hz. Nebi (s.a.v.)'e (bir gün) içinde taze sebze bulunan bir tabak getirildi de…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3823
Ebû Saîd el-Hudrî şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v.)'in yanında sarmısak ve soğandan bahsedildi ve; Ey Allah'ın Rasûlü, bunların hepsinin (içinde kokusu) en fazla olanı sarımsaktır. (Artık) sen onu bize haram kılıyor musun? diye soruldu. Nebi (s.a.v.) de; “Onu yiyiniz, (fakat) onu…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3824
Huzeyfe'den rivayet olunduğuna göre; Rasûlullah (s.a.v.) üç defa şöyle buyurmuştur: "Kıbleye tüküren kimse kıyamet gününde (Allah'ın huzuruna) tükürüğü iki gözünün arasında olarak gelir. Kim de şu pis (kokulu) sebzeyi yerse (bizim) mescidimize yaklaşmasın." İzah; 3829 da
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3825
İbn Ömer (r.a)'den rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.v.): "Şu bitkiden yiyen kimse mescidlere yaklaşmasın" buyurmuştur. İzah; 3829 da
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3826
Muğîre b. Şu'be'den rivayet olunmuştur: Bir gün sarımsak yiyip (namaz kılmak üzere) Nebi (s.a.v.)'in mescidine varmıştım, (Ben) mescide girince Nebi (s.a.v.) (herhalde benden) bir koku hissetti(ki), namazını bitirince; "Her kim şu (sarmısak ismi verilen) bitkiyi yerse kokusu…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3827
(Muaviye b. Kurre'nin) babasından rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.v.) (sarmısak ve soğan diye bildiğimiz) şu iki bitkiyi yasaklamış ve şöyle buyurmuştur: "Bunları yiyen mescidlerime yaklaşmasın. Eğer mutlaka yemeniz gerekiyorsa pişirmek suretiyle onlar (da bulunan ağır…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3828
Şüreyk (b. Hanbel)'den rivayet olunduğuna göre; Ali (a.s): "Pişirilmiş olması dışında sarımsağın yenmesi yasaklanmıştır" buyurmuştur. Ebû Dâvûd dedi ki: (Senette ismi geçen) Şüreyk '(ten maksat, Şüreyk) b. Hanbel'dir. İzah; 3829 da
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3829
Ebû Ziyâd Hıyar b. Seleme'den rivayet olunduğuna göre; Kendisi Âişe (r.anha)'ya soğanı sormuş da (Hz. Âişe): "Rasûlullah (s.a.v.)'in yediği son yemek, içinde soğan olan bir yemekti" cevabını vermiş
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3830
Yusuf b. Abdullah b. Selâm'dan şöyle dediği rivayet olunmuştur; Ben Nebi (s.a.v.)'i, bir ekmek parçası alıp üzerine de bir hurma koymuş (olduğu) halde: "Bu bunun katığıdır" derken gördüm. Bu hadis Ebu Davud, eymân ve'n-nuzurdada geçmişti
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3831
Âişe (r.anha)'dan rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.v.): “İçinde hurma bulunmayan bir evin halkı açtır" buyurmuştur
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3832
Enes b. Mâlik (r.a)'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Nebi (s.a.v.)'e (geçen seneden kalma) ekşimiş bir hurma getirildi de (içinde bulunan kurtları) çıkar(ip at)mak üzere bu hurmayı iyice bir gözden geçirmeye başladı. Ayrıca İbn Mâce, et'ime de de tahric etti
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3833
İshak b. Abdillah b. Ebî Talha'dan rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.v.)'e (bazen) içinde kurt bulunan hurmalar getiriirdi de... (Ravi İshak sözlerine devam ederek bir önceki hadisin manasını (ifade eden sözler) söyledi
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3834
İbn Ömer'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), (iki hurmayı) birleştirerek yeme) yi yasakladı ve: , "Ancak (sofrada bulunan yemek) arkadaşlarının izin vermeleri müstesnadır" buyurdu
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3835
Abdullah b. Ca'fer'den rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.v.), hıyar ile yaş hurmayı birlikte yermiş. Ayrıca bu hadis'i Buhari, et'ime; Müslim, eşribe; Tirmizî, et'ime; İbn Mâce, et'ime; Dârimî, et'ime; Ahmed b. Hanbel, I, 203. te tahric etti
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3836
Âişe (r.anha)'dan rivayet olunmuştur; dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) karpuzla yaş hurmayı birlikte yerdi ve; "Şunun sıcağını şunun soğuğuyla, şunun soğuğunu da şunun sıcağıyla kırıyoruz" buyururdu. Ayrıca bu hadis'i Tirmizî, et'ime; İbn Mâce, et'ime de tahric etti
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3837
Büsr'ün Sülem kabilesine mensub (Abdullah ve Atiyye isimlerindeki) iki oğlundan rivayet olunmuştur; dediler ki: Rasûlullah (s.a.v.) (bir gün) yanımıza geldi. (Kendisine) tereyağı ve kuru hurma ikram ettik. Tereyağı ile kuru hurmayı (birlikte yemeyi çok) severdi
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3838
Câbir (r.a)'den şöyle dediği rivayet olunmuştur: Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte savaşa çıkar (ve savaşta) müşriklerin (yemek) kaplarından ve su kaplarından bazılarını ele geçirirdik. (Yemek pişirirken ve su içerken) onlardan yararlandık. Bu hareketimizden dolayı (Hz. Nebi)…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3839
Ebû Sa'lebe el-Huşenî'den rivayet olunduğuna göre; Kendisi Rasûlullah (s.a.v.)'e: Biz (bazen) ehl-i kitapla karşılaşıyoruz, tencerelerinde domuz (eti) pişiriyorlar, bardaklarında şarap içiyorlar. (Bu durumda bizim onların kaplarını kullanmamız caiz olur mu)? diye sormuş.…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 3840
Câbir (r.a)'den rivayet olmuştur; dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) bizi (Habat gazasına) göndermişti. Ebû Ubeyde b. el-Cerrah'i da başımıza komutan tayin etmişti. Kureyş'in bir kervanı ile karşılacaktık. Bir dağarcık hurmayı bize azık olarak vermiş, verecek başka bir şey de…