Sünen-i Ebû Dâvûdسنن أبي داود
5274 حديث
مؤلفه أبو داود سليمان بن الأشعث السجستاني (202-275 هـ). اعتنى في كتابه بأحاديث الأحكام الفقهية، فصار مرجعاً للفقهاء.
اشتهر أبو داود بتنبيهه غالباً على ما في الأحاديث من ضعف. وسننه معدودٌ من الكتب الستة الصحيحة.
- المؤلف
- أبو داود السجستاني
- العصر
- 202-275 هـ
- النوع
- سنن (الكتب الستة)
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4001
İbn Cüreyc'in Abdullah b. Müleyk'den yaptığı rivayete gere; Ümmü Seleme Resulullah (s.a.v)'in (Kur'an-ı Kerim) okuyuşunu (şöyle) zikretmiştir: Ravilerden biri, "zikretmiştir" kelimesinde tereddüt etmiştir (Ümmü Seleme sözlerine şöyle devam etti: Resuluîlah (s.a.v); ...…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4002
Ebu Zer' (r.a)'den şöyle dediği rivayet olunmuştur; Ben merkebe binmiş bulunan Resulullah (s.a.v)'in terkisinde idim Güneş batıyordu. (Bana); "Bu (güneş) nereye batıyor biliyor musun?" dedi. Ben: - Allah ve Resulü daha iyi bilir, dedim. " Kuşkusuz o kızgın bir pınara batıyor"…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4003
İbnü'l-Eska'dân rivayet olunmuştur; dedi ki: Nebi (s.a.v), Muhacirlerin (fakirlerinden oluşan) Soffa ehlini ziyaret etmiş. (Onlardan} birisi Hz. Nebi'e, Kur'an-ı Kerim'de en büyük ayet hangisidir? diye sormuş. Nebi (s.a.v) de ... (Ayete'l-kürsi) dir, diye cevap vermiş
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4004
Şekîk'den rivayet olunduğuna göre; İbn Mes'ud (r.a) ("... haydi gelsene"[Yusuf 23] mealindeki ayet-i kerimeyi .. (şeklinde) okumuştur. Şakîk dedi ki: "Biz(se) bu ayet-i kerimeyi ... seklinde okuyoruz." (Şakik bu sözüyle) "İbn Mes'ud, (benim bu kelimeyi bana öğretildiği gibi…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4005
Şakîk'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Abdullah (b. Mes'ud)'a "Bazı kimseler şu ^'Haydi gelsene" dedi. Ayetini denildi de o: "Kuşkusuz bana öğretildiği gibi ... (şeklinde) okumam bana (onların okuduğu gibi okumamdan) daha sevimlidir) karşılığını verdi
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4006
Ebû Sâid el-Hudrî'den rivayet olunduğuna göre; Resulullah (s.a.v), ("Secde ederek kapıdan girin ve hitta (yarabbi bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım"[Bakara 58] ayeti kerimeşini Allah teâlâ İsrail oğullarına buyurdu ki diye söze başlayarak ... şeklinde…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4007
(Bir önceki 4006. hadisin) bir benzeri de yine Zeyd b. Eşlem yoluyla Hişâm b. Sa'd'dan rivayet olunmuştur
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4008
Aişe (ranha)'den rivayet olunmuştur; dedi ki: (Bir gün) Resulullah (s.a.v)-vahiy geldi. Bunun üzerine ("Bu indirdiğimiz ve hükümlerini üzerinize farz kıldığımız bir suredir"[Nâr 10] mealindeki ayet-i kerimeyi) bize ... (şeklinde) okudu. Ebû Davûd dedi ki: (Urve, Hz. Nebi'in ...…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4009
Âişe (ranha)'dan rivayet olunduğuna göre; Resulullah (s.a.v), (önceleri) hamamlara girmeyi yasaklamış, sonra erkeklerin peştemalli olarak oralara girmelerine izin vermiştir. Bu hadis; İbn-i mace, edeb; Tirmizi, zdeb: Darimi, isti'zan; Ahmed b. Hanbel III 339 VI.…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4010
Ebu'1-Melîh'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Şam halkından bazı kadınlar Aişe (ranha)'nın yanına geldiler. (Hz. Aişe onlara): "Siz kimlerdensiniz?" diye sordu. "Şam halkındanız, cevabını verdiler. (Bu cevabı alan Hz. Aişe): "Herhalde siz, kadınları hamam'a giren şehrin…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4011
Abdullah b. Ömer'den rivayet olunduğuna göre; Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Size acem ülkesini fethetmek müyesser olacaktır ve sizler orada hamam denilen (bir takım) evler bulacaksınız. Sakın oralara erkekler peştemalsız olarak girmesinler. Kadınların da oraya…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4012
Ya'lâ'dan rivayet olunduğuna göre; Resulullah (s.a.v). kırda peştemalsiz olarak yıkanan bir adam görmüş ve minbere çıkıp Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra: "Muhakkak ki Aziz ve Celîl olan Allah utangaçtır, (ayıplara) kapalıdır, utanmayı ve örtünmeyi sever, Binaenaleyh…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4013
Bu (4012) hadis (bir de) Ya'la'dan bir başka senetle rivayet olunmuştur. Ebu Davud dedi ki; Önceki (senetle gelen rivayet) daha geniştir
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4014
(Suffe ashabından olan Abdurrahmân b. Cerhed'in) babasından rivayet olunmuştur; dedi ki: Benim uyluklarım açık bir halde iken Resulullah (s.a.v) (gelip) yanımıza oturdu ve (bana); Uyluğun avret olduğunu bilmiyor musun?" dedi. Bu hadis, Ahmed b. Hanbel III 478. de de var. İzah…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4015
Ali (r.a.)!dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (s.a.v.): "Uyluğunu açma, dirinin veya ölünün uyluğuna bakma" buyurmuştur Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadiste münkerlik vardır
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4016
el-Misver b. Mahreme'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Ağır bir taş taşıyordum, taşıyıp giderken (etekliğim çözülüp) peştemalim düşüverdi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) bana (hitaben); "Elbiseni al, (halkın karşısında) çıplak geçmeyiniz" buyurdu. Bu hadis, Müslîm hayz da da…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4017
Bühz b. Hakîm'in dedesi (Muaviye, b. Hayde)'den rivayet olunmuştur;) dedi ki: (Nebi s.a.v.'e); "Ey Allah'ın Resulü, avret yerlerimizin neresini örtüp neresini (açık) bırakacağız? diye sordum. "Karından ve sahip olduğun cariyenden başkasından avredini koru" buyurdu. Ey Allah'ın…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4018
(Abdurrahman b. Ebî Saîd el-Hudrînin) babasından rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Erkek erkeğin avret (yer) ine bakamaz. Kadın da kadının avret (yer) ine bakamaz. (Aralarında bir engel olmadan) bir erkek bir elbise içerisinde diğer bir erkek (in tenin)e…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4019
Ebû Hureyre'den rivayet olunduğuna göre; Resulullah (s.a.v): "Erkek erkeğe, kadın da kadına (çıplak iken) dokunamaz. Ancak çocuğuna veya babasına dokunabilir" buyurmuştur. (Ebû Hureyre) dedi ki: (Resulullah (s.a.v), baba kelimesinden sonra) üçüncü bir kelime daha zikretti ama…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4020
Ebû Saîd el-Hudri'nin şöyle dediği rivayet olunmuştur: Resulullah (s.a.v) yeni bir elbise giydiği zaman gömlekse veya sarıksa (o elbisenin) ismini anar sonra;at "Allalı'ım sana hamd olsun, bunu bana sen giydirdin. Ben senden bunun hayrını ve yapılış gayesindekî hayrı istiyorum.…