İslami Delil
المجموعات

Sünen-i Ebû Dâvûdسنن أبي داود

5274 حديث

مؤلفه أبو داود سليمان بن الأشعث السجستاني (202-275 هـ). اعتنى في كتابه بأحاديث الأحكام الفقهية، فصار مرجعاً للفقهاء.

اشتهر أبو داود بتنبيهه غالباً على ما في الأحاديث من ضعف. وسننه معدودٌ من الكتب الستة الصحيحة.

المؤلف
أبو داود السجستاني
العصر
202-275 هـ
النوع
سنن (الكتب الستة)
  1. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1741

    Nebi (s.a.v.)'in hanımı Ümmü Seleme (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi, Resûlullah (s.a.v.)'i, "Kim hac veya umre için Mescid-i Aksa'dan ihram'a girip Mecsid-i Harâm'a kadar (ihramda) kalırsa onun geçmiş ve gelecek günah(lar)ı bağışlanır," veyahutta "Onun için cennet(e…

  2. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1742

    el-Hâris b. Amr-es-Sehmi demiştir ki, Resûlullah (s.a.v.) Minâ'da ya da Arafat'ta iken yanına varmıştım; halk etrafına toplanmıştı. Araplar geliyorlardı, yüzünü görünce "Bu mübarek yüzdür" diyorlardı. O gün Resûlullah (s.a.v.) Zâtu Irk'ı Iraklılara mik'at tayin etti

  3. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1743

    Âişe (r.an'ha) den; demiştir ki: Esma bint Umeys, (Zulhuleyfe'de) ağacın altında Muhammed b. Ebî Bekr'i doğurdu da, Resûlullah (s.a.v.) Ebû Bekr'den (Esma'nın) yıkanmasını ve ihram'a girmesini istedi

  4. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1744

    İbn Abbas'dan rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.); "Hayizlı ve nifaslı (kadınlar) ihram yerine geldikleri zaman gusl edip, ihram'a girerler ve Beyt'i tavaf'ın dışında bütün hac ibadetlerini yerine getirirler" buyurmuştur. (Bu hadisi Ebû Davud'a rivayet eden iki ravî'den biri…

  5. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1745

    Âişe (r.anha) demiştir ki: Ben, Rasûllullah (s.a.v.)'e ihram'a girmesi için ihramdan önce, ihramdan çıkması için de Beyt'i tavaf etmeden önce koku sürdüm

  6. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1746

    Âişe (r.a.hâ)dan; demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) ihrâmlı iken, (O'nun) saç ayrımındaki misk pırıltısını hâlâ görür gibiyim

  7. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1747

    İbn Ömer'den; demiştir ki; Resülullah'(s.a.v.)'i, (zamklı bir madde ile) başının saçlarını toplamış olduğu halde yüksek sesle telbiye ederken işittim

  8. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1748

    İbn Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ihram'a girerken başı(nın saçları)nı bal ile toplamıştır

  9. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1749

    İbn Abbâs'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) Hudeybiye yılında, hac kurbanları arasında bir de, Ebû Cehl'e ait olan ve başında gümüşten bir halka bulunan kurbanlık bir deve gönderdi. (Bu hadisin diğer râvisi) İbn Minhâl (bu cümleyi) "altından bir halka" diye…

  10. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1750

    Nebi (s.a.v.)'in zevcesi Âişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) Veda Haccı'nda ailesi için bir sığır kestirmiştir

  11. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1751

    Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Rasûlullah (s.a.v.) umre yapan zevceleri için, aralarında (ortaklaşa) olarak bir sığır kestirmişti

  12. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1752

    İbn Abbâs (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) Zülhuleyfe'de Öğleyi kıldıktan sonra bir deve istemiş de onu hörgücünün sağ tarafından nişanlayıp, ondan kan akıtmış, boynuna da iki nalın takmıştır. (Daha) sonra da devesini getirip üzerine binince (deve)…

  13. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1753

    Şu (önceki 1752.) hadis (yani) Ebu'l-Velîd (hadisi) Şu'be'den de (rivayet edildi. Ancak bu hadisin râvisi) "kanı eliyle sildi" ifadesini kullandı. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi Hemmâm da rivayet etti. (Ve); "kanı ondan parmağıyla sildi" ifadesini kullandı. Ebu Davud dedi ki: Bu…

  14. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1754

    el-Misver b. Mahreme ile Mervân'dan; demişlerdir ki: Resûlullah (s.a.v.) Hudeybiye (müsalahası) yılında (umre için Medine'den yola) çıkıp da Zulhuleyfe'ye vardığında kurbanlığın boynuna gerdanlık taktı (sonra) işaretledi ve ihrama girdi

  15. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1755

    Âişe (r.anha) dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) (Beyt-i şerife) boynunda nişan takılı bir koyun göndermiştir

  16. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1756

    Abdullah (b.Ömer)'den; demiştir ki: Ömer b. el-Hattab, buhtî (denilen türden bir deveyi Beyt-i şerife) gönder(mek üzere işaretlemişti. Bu deveyi üç yüz dinara satın almıştı. Nebi (s.a.v.)'e gelip; Ey Allah'ın Resulü ben bir buhtîyi (Beyt-i şerife) gönder(mek üzere…

  17. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1757

    Âişe (r.anha)'den; demiştir ki: Ben Resûlullah (s.a.v.)'in develerinin gerdanlıklarını ellerimle ördüm, sonra o develeri işaretledi, boyunlarına gerdanlık taktı ve Beyt-i şerif'e gönderdi. (Kendisi de) Medine'de kaldı, ama (bununla) kendisine helâl olan hiç bir şey haram olmadı

  18. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1758

    Urve ile Amre bint Abdirrahman'dan rivayet edildiğine göre Âişe (r.anhâ.) (şöyle) buyurmuştur: Rasûlullah (s.a.v.) Medine'den (Beyt-i Şerife) kurbanlık gönderirdi. Kurbanlığının gerdanlığını da ben örerdim. (Kurbanlığı gönderdikten) sonra ihrama giren kimsenin sakınacağı…

  19. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1759

    Mü'minlerin annesi (Âişe) dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) (Beyt-i Şerife) kurbanlık gönderdi, (o kurbanın) gerdanlığını da yanımda bulunan (renkli) yün(ler )den ben ördüm. Sonra aramızda ihrâmsız olarak kaldı. (İhrâmsız bir) erkeğin ailesine yaklaştığı gibi (ailesine) yaklaşırdı

  20. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1760

    Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Rasulullah (s.a.v.) kurbanlık deve sürüp giden bir adam görmüş de ona; "Deveye bin!" buyurmuş. O kimsede; (Ya Rasûlullah) bu (Kurbanlık) bir devedir, diye cevap vermiştir. (Bu emir ve cevap üç defa tekrarlanmıştır.) Bunun üzerine…

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.

Sünen-i Ebû Dâvûd — Hadisler ve Tanıtım | İslami Delil