İslami Delil
المجموعات

Sünen-i Ebû Dâvûdسنن أبي داود

5274 حديث

مؤلفه أبو داود سليمان بن الأشعث السجستاني (202-275 هـ). اعتنى في كتابه بأحاديث الأحكام الفقهية، فصار مرجعاً للفقهاء.

اشتهر أبو داود بتنبيهه غالباً على ما في الأحاديث من ضعف. وسننه معدودٌ من الكتب الستة الصحيحة.

المؤلف
أبو داود السجستاني
العصر
202-275 هـ
النوع
سنن (الكتب الستة)
  1. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1861

    Abdülkerim b. Mâlik el-Cezerî de bir önceki (1860. hadisteki) olayı Ka'b b. Ucre (r.a.)'den Abdurrahman b. Ebî Leylâ yoluyla rivayet etmiştir. Ancak bu rivayete (şu sözleri) ilâve etmiştir: "Bunlardan hangisini yaparsan sana yeter

  2. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1862

    el-Haccâc b. Amr el-Ensârî demiştir ki: Rasûlullah (ş.a.) şöyle buyurdu: "Kimin (bir tarafı) kırılırsa veya ayağı sakatlanırsa, hemen ihramdan çıkar ve gelecek sene hac yapması gerekir." (Râvî) İkrime dedi ki: Ben bunu İbn Abbâs'la Ebû Hureyre'ye sordum da "(Haccâc)" doğru…

  3. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1863

    Haccâc b. Amr'dan, Nebi (S.A.V.)'in; “Kim(in bir tarafı) kırılır, veya ayağı sakatlanır veya hastalanırsa..." buyurduğu rivayet edilmiş (ve Ma'mer bir önceki (1862.) hadisin) manasını nakletmiştir. (Râvi) Seleme b. Şebîb, (Abdurrezzak'ın); "Enbeenâ Ma'mer" bize Ma'mer haber…

  4. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1864

    Ebû Meymün b. Mihrân, demiştir ki: Ben Şamlıların İbnü'z-Zübeyr'i Mekke'de kuşattıkları sene umre yapmak üzere (yola) çıkmıştım. Kavmimden bazı kimseler benimle birlikte hedy kurbanlığı göndermiş(ler)di. Şamlıların yanına vardığımız zaman bizim hareme girmemize engel oldular.…

  5. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1865

    Nâfi'den rivayet edildiğine göre, İbn Ömer (r.a.) Mekke'ye gireceği zaman geceyi sabaha kadar Zi Tuvâ'da geçirir, yıkanır. Sonra Mekke'ye gündüzün girerdi ve Nebi (S.A.V.)'in de böyle yaptığını söylerdi

  6. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1866

    İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre, Nebi (S.A.V.) Mekke'ye yukarı yoldan girermiş. (Müsedded ile İbn Hanbel'in) Yahya'dan naklettiklerine göre ise, Nebi (S.A.V.) Mekke'ye Kedâ'dan (yani) Bathâ yolundan girer, aşağı yoldan çıkarmış, (Râvî) el-Bermekî (buraya şu cümleyi de)…

  7. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1867

    İbn Ömer'den rivayet olunduğuna göre, Nebi (S.A.V.) (Medine'den çıkarken) ağacın bulunduğu yoldan çıkar, (girerken de) Muarras yolundan girerdi

  8. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1868

    Âişe (r.anhâ)'den; demiştir ki: Resûlullah (S.A.V.) Fetih yılında Mekke'ye Mekke'nin yukarısındâki Kedâ (denilen yol)dan, (kaza) umre(sinde) de Küdâ (denilen aşağı yol)dan girdi. (Hişam b. Urve) dedi ki: Urve, (Mekke'ye) her ikisinden girerdi. En çok Kudâ'dan girerdi. İki yolun…

  9. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1869

    Aişe (r.anhâ)'dan rivayet edildiğine göre, Nebi (S.A.V.) Mekke'ye gireceği zaman yukarısından girerdi. (Çıkacağı zaman da) aşağısından çıkardı

  10. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1870

    el-Muhâcir el-Mekkî'den; demiştir ki: Câbir b. Abdullah’a; Beyt-i (şerifi) gören bir adam ellerini kaldırırmı? diye soruldu da; Ben yahudilerden başka bunu yapan kimse görmedim. Ve Resûlullah (S.A.V.)'le birlikte hac ettik bunu o da yapmadı, diye cevap verdi

  11. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1871

    Ebû Hureyre(r.a.)'den rivayet olımduğuna göre, Nebi (S.A.V.) Fetih günü Mekke'ye girince Beyt'i tavaf etmiş ve (Hz. İbrahim'e ait) Makam'ın' arkasında iki rekat namaz kılmıştır

  12. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1872

    Ebû Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (S.A.V.) (Medine'den Mekke'ye gitmek üzere) yöneldi, Mekke'ye girince Hacer-i Esved'e varıp onu selâmladı sonra Beyt-i tavaf etti. Sonra Safa'ya varıp Beyt'i görebilecek şekilde üzerine çıktı, ellerini kaldırıp Allah'ı zikretmeye…

  13. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1873

    Abis b. Rebia'dan rivayete göre, Ömer (b.el-Hattab) Hacer-i Esved'in yanına gelmiş onu öpmüş ve şöyle demiştir: Biliyorum ki sen bit taşsın. Fayda da veremezsin zarar da. Eğer Peygamber (S.A.V.)'i seni öperken görmeseydim, seni (asla) öpmezdim

  14. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1874

    İbn Ömer(r.a.)'den; demiştir ki: Ben Resûlullah (S.A.V.)'i iki Rükn-i Yemânî'den başkasını meshederken görmedim

  15. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1875

    İbn Ömer'den (rivayet olunduğuna göre), Kendisine Hz. Aişe'nin; "Hıcr'ın bir kısmı Beyt'dendi (Beytin sınırları içerisine dahildi)" dediği haber verilmiş bunun üzerine (İbn Ömer de) Allah'a yemin ederim ki, Aişe'nin bunu Resullullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den duyduğuna…

  16. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1876

    Abdullah b. Ömer'den; demiştir ki: Resûlullah (S.A.V.) hiçbir tavafta Rükn-i Yemânî (denilen köşe ile) Hacer(-i Esved)i selamlamayı terk etmezdi. (Nâfi) dedi ki: Abdullah b. Ömer de (aynen) böyle yapardı

  17. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1877

    İbn Abbâs'tan rivayet olunduğuna göre, Resulullah (S.A.V.) Veda Haccında deve üzerinde (ve Hacer-i Esved'in bulunduğu) rüknü bastonla selamlayarak (Beyt'i) tavaf etmiştir

  18. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1878

    Safiyye bınt Şeybe'den; demiştir ki: Resûlullah (S.A.V.) Fetih yılında Mekke'yi fethedince (Beyt'i) hayvan üzerinde elindeki bastonla (Hacer-i Esved'in bulunduğu) rüknü selamlayarak tavaf etti. Ben de kendisine bakıyordum

  19. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1879

    Ebu't-Tufeyl'den; demiştir ki: Nebi (S.A.V.)'i hayvanı üzerinde (Hacer-i Esved'in bulunduğu) rüknü selamlayarak Beyt'i tavaf ederken gördüm. (Bu hadisi Ebû Davud'a rivayet eden diğer râvi) Muhammed b. Râfi de (bu rivayete şunu) ekledi: Sonra Safâ'ya ve Merve'ye çıktı, yedi defa…

  20. Sünen-i Ebû Dâvûd, 1880

    Ebu'z-Zubeyr, Cabir b. Abdullah'ı şöyle derken işitmistir. Rasûlullah (S.A.V.) Veda Haccında halka kendisini görsünlerde soru sorabilsinler diye yüksekte bulunmak için Beyt'i ve Safa ile Merve'yi hayvan üzerinde tavaf etti. Çünkü halk etrafına üşüşmüşlerdi

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.