Rabbini gönülden ve korkarak içinden hafif bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma.
A'râf سُورَةُ الأَعۡرَافِ · 205
Arabic text
وَٱذْكُر رَّبَّكَ فِى نَفْسِكَ تَضَرُّعًۭا وَخِيفَةًۭ وَدُونَ ٱلْجَهْرِ مِنَ ٱلْقَوْلِ بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْءَاصَالِ وَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْغَٰفِلِينَ
Listen
Translations
Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.
Sabah ve akşam çağları, yalvarıp yakararak ve ondan korkarak, fakat fazla bağırmamak şartıyla ve içinden gelerek an Rabbini ve gaflet edenlerden olma.
Exegesis (Tafsir)
Bir önceki âyette Kur’an-ı Kerîm’i dinleme âdâbından söz edildikten sonra burada da zikir âdâbı özetlenmektedir. Sözlükte “bir şeyi kalple veya dil ile anma, hatırlama, akılda tutma” anlamına gelen zikir kelimesi, dinî bir terim olarak “Allah’ı anmak, hatırlamak, dilde ve gönülde tutmak, O’nu unutmamak, gaflet halinde olmamak” mânasında kullanılır; daha özel olarak Allah ismini ve esmâ-i hüsnâyı, “lâ ilâhe illallah” gibi diğer dinî ifade kalıplarını dilde tekrar etmeye de zikir denir. Tarikat ehlinin Allah’ın isimleriyle dinî mahiyetteki başka bazı kelime ve ibareleri belli zamanlarda ve belli sayılarda düzenli olarak dilde tekrar etmeleri de zikir kelimesiyle ifade edilir. Fakat Kur’an-ı Kerîm’de (Ra‘d 13/28; Nûr 24/37) ve hadislerde (Tirmizî, “Du‘â”, 4-8; İbn Mâce, “Edeb”, 53) zikir, genellikle herhangi bir zaman veya sayı belirlemeksizin, müminin dilinde Allah ismini ve zihninde Allah bilincini daima canlı tutmasını ve bu bilinçle yaşamasını ifade eder. Konumuz olan âyette Allah’ı dil ile zikrederken aynı zamanda ruhen de zikir halinde olmak, kulluk şuuru ve edebiyle, Allah’a saygıdan dolayı ürpererek yakarış hali içinde O’nu zikretmek gerektiği belirtilmektedir. Konuyu bütün yönleriyle büyük bir vukufla inceleyen Gazzâlî (İhyâ’, I, 293-304), zikrin bütün ibadetlerin en yücesi ve en faydalısı olduğunu, fakat bu özelliği taşıyabilmesi için zikreden kişinin kalbinde ünsiyet (kendini Allah ile beraber bilme) ve sevgi duygusunun bulunması gerektiğini ifade etmekte; böyle bir ruhî halin eşlik etmediği, sadece dilde kalan zikrin insanın mânevî hayatına ve ahlâkî gelişmesine hiçbir katkıda bulunmadığını belirtmektedir. Nitekim âyetin sonundaki “Gafillerden olma!” uyarısı da bu hususa işaret etmektedir.
<i>Kur'an</i> <i>Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 656</i>
This page presents verse 205 of Surah A'râf (āyah 205) of the Holy Qur'an with its Arabic text and translation. Surah A'râf is Meccan (revealed in Mecca), comprising 206 verses in total.
Translation: "Rabbini gönülden ve korkarak içinden hafif bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma."
The translations on this page are sourced from: Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı. You can also navigate to the previous and next verses of Surah A'râf.
Frequently Asked Questions
What is the meaning of Surah A'râf verse 205?
Rabbini gönülden ve korkarak içinden hafif bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma.
How many verses does Surah A'râf have?
Surah A'râf has 206 verses and is Meccan (revealed in Mecca).
Which translations are shown for Surah A'râf 205?
Translations from Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı are listed for this verse.