De ki: "Allah'ın azabı size ansızın veya açıkça gelirse, zalimlerden başkası mı yok olur? Bana bildirin."
En'âm سُورَةُ الأَنۡعَامِ · 47
Arabic text
قُلْ أَرَءَيْتَكُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُ ٱللَّهِ بَغْتَةً أَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ إِلَّا ٱلْقَوْمُ ٱلظَّٰلِمُونَ
Listen
Translations
De ki: Söyler misiniz; size Allah'ın azabı ansızın veya açıkça gelirse, zalim toplumdan başkası mı helak olur?
De ki: Allah'ın azabı ansızın, yahut açıkça gelip çatsa size, zulmeden kavimden başkası helak edilir mi dersiniz?
Exegesis (Tafsir)
Muhatabın ve özellikle müşriklerin akıl ve iz‘anlarına hitap eden âyetlerde Allah’ın sınırsız kudretine dikkat çekilmektedir. 46. âyette bu kudretle, insanın en dikkat çekici yeteneklerinden olan işitme ve görme duyularıyla akıl gücünün yok edilmesi halinde, Allah’tan başka, onu bu imkânlara yeniden kavuşturacak bir kudret bulunmadığı vurgulanmaktadır. Âyette geçen “Bunları size Allah’tan başka hangi tanrı geri verebilir?” sorusundan da anlaşılacağı üzere müşrikler, putları Allah’a ortak koşsalar da, yaratanın yalnızca Allah olduğuna inanıyorlardı. Nitekim başka âyetlerde benzer sorulara, dünyanın, göklerin ve bunlardaki bütün varlıkların gerçek sahip ve mâlikinin Allah olduğu cevabını verecekleri belirtilmiştir (meselâ bk. Mü’minûn 23/84-89). Onların asıl suçu, put denilen nesneleri Allah’a eş tutmaları, bunlara kulluk etmeleri, putların kendilerine yardım ve şefaat edeceklerine inanmaları ve genel olarak İslâm dininin itikadî ve amelî hükümlerini reddetmeleridir.
Hz. Peygamber’in çeşitli vesilelerle belirttiği üzere Allah Teâlâ, engin merhametinden dolayı, kullarının tövbe edip bağış dileyerek yanlışlardan dönmesini ister. O’nun bu müsbet davranıştan duyduğu memnuniyet, Resûlullah’ın teşbihiyle ıssız bir çölde üzerindeki azığı ve eşyalarıyla beraber devesini kaybeden, uzun süre aradıktan sonra tam ümidini kestiği anda onu buluveren kimsenin sevincinden daha büyüktür (Müslim, Tevbe, 1-5; Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 49; Buhârî, Deavât, 4). Bu sebeple sonsuz merhamet sahibi olan Allah, gerek burada gerekse daha pek çok âyette yanlış inançlıları, kötü yaşayışlıları ikna yoluyla düzeltmek, doğru yolu bulmalarını sağlamak için birçok delil göstermiştir.
<i>Kur'an</i> <i>Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 405-406</i>
This page presents verse 47 of Surah En'âm (āyah 47) of the Holy Qur'an with its Arabic text and translation. Surah En'âm is Meccan (revealed in Mecca), comprising 165 verses in total.
Translation: "De ki: "Allah'ın azabı size ansızın veya açıkça gelirse, zalimlerden başkası mı yok olur? Bana bildirin.""
The translations on this page are sourced from: Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı. You can also navigate to the previous and next verses of Surah En'âm.
Frequently Asked Questions
What is the meaning of Surah En'âm verse 47?
De ki: "Allah'ın azabı size ansızın veya açıkça gelirse, zalimlerden başkası mı yok olur? Bana bildirin."
How many verses does Surah En'âm have?
Surah En'âm has 165 verses and is Meccan (revealed in Mecca).
Which translations are shown for Surah En'âm 47?
Translations from Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı are listed for this verse.