İnkar edenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşti.
Mü'min (Gâfir) سُورَةُ غَافِرٍ · 6
Arabic text
وَكَذَٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ
Listen
Translations
İnkar edenlerin cehennem ehli olduklarına dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşti.
İşte böylece Rabbinin verdiği hüküm, kafirlere hak oldu: Şüphe yok ki onlar, cehennemliktir.
Exegesis (Tafsir)
“Allah’ın âyetleri hakkında tartışmaya girişmek”ten maksat, yüce Allah’ın kelâmından olabildiğince doğru ve sağlıklı bir şekilde yararlanmak için bunların anlamını kavrama çabası içinde olmak, bu amaçla âyetlerin anlamları üzerine bilimsel tartışmalar yapmak değildir; zira bu, müslümanların başlıca görevlerinden olup İslâm tarihi boyunca da başta tefsir olmak üzere fıkıh, kelâm gibi ilimlerde bu tür tartışmalar geniş bir biçimde yapılmıştır. Âyetin eleştirdiği tutum, Mekke putperestlerinin, akıllarınca 2. âyette vurgulanan hakikati yani Kur’an’ın Allah katından indirildiği gerçeğini inkâr maksadıyla tartışmaya girişerek bu gerçekle mücadele etmeye, onu çürütmeye çalışmalarıydı. Bunlar çoğunlukla o günkü toplumun ekonomik ve sosyal statü bakımından ileri gelen kesimini oluşturdukları için Kur’an’ın hak, adalet, eşitlik, özgürlük gibi değerleri önde tutan öğretisi karşısında bu konumlarının sarsılacağından kaygı duyuyor, bu sebeple Allah’ın âyetlerini etkisiz kılma savaşı veriyorlardı. Onlar, bütün inkârcı ve zorba tutumlarına rağmen, belirtilen ekonomik ve sosyal konumları sayesinde çeşitli şehirlere daha çok ticaret amaçlı geziler yapabiliyor, geniş imkânlar elde edebiliyorlardı. Muhtemelen bu durumun müslümanlar üzerinde bir moral bozukluğuna ve ümitsizliğe yol açmasını önlemek üzere âyette, “Onların şehirden şehire rahat rahat dolaşabilmesi seni yanıltmasın” buyurulmuş; böylece yüce Allah’ın onlara bu imkânları vermesinin, kendileri için bir fırsat ve imtihan olduğu, sonunda hak edenlerin gerektiği şekilde cezalandırılacağı ima edilmiştir (İbn Âşûr, XXIV, 83). Nitekim 5-7. âyetlerde Hz. Nûh’un inkârcı kavmiyle bunların ardından gelen çeşitli toplumların benzer tutumlarına ve bunların âkıbetlerine yapılan kısa değinmeler de bunu göstermektedir. Kur’an-ı Kerîm, inkâr ve haksızlıkta ısrar eden hiçbir toplumun bu tutumunu devam ettirdiği sürece ayakta kalamayacağını, mutlaka günün birinde kahredici bir ceza ile yok olup gideceğini, âhirette de cehenneme atılacaklarını, bunun ilâhî bir yasa (sünnetullah) olduğunu sık sık vurgular.
<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 640-641</i>
This page presents verse 6 of Surah Mü'min (Gâfir) (āyah 6) of the Holy Qur'an with its Arabic text and translation. Surah Mü'min (Gâfir) is Meccan (revealed in Mecca), comprising 85 verses in total.
Translation: "İnkar edenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşti."
The translations on this page are sourced from: Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı. You can also navigate to the previous and next verses of Surah Mü'min (Gâfir).
Frequently Asked Questions
What is the meaning of Surah Mü'min (Gâfir) verse 6?
İnkar edenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşti.
How many verses does Surah Mü'min (Gâfir) have?
Surah Mü'min (Gâfir) has 85 verses and is Meccan (revealed in Mecca).
Which translations are shown for Surah Mü'min (Gâfir) 6?
Translations from Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı are listed for this verse.