Fetva Meclisi
Question
Sizi dinlemeye, okumaya başladıktan sonra saliha hanım tabiri ile aileme bir kere daha bağlandım. Allah sizden razı olsun hocam. Hocam, evleneli beş ay oldu. Öğretmenim ve erkeklerin olmadığı bir etüt merkezinde öğretmenlik yapıyorum. Eşim vardiyalı çalışıyor. Dolayısıyla bazı günler birbirimizi görmüyoruz bile. Onunla iki kelam edebilmek için, uykusuz kalıp onu bekliyorum. Öğle araları eve gelip yemeğini hazırlıyorum. Zorlayıcı bir durum bu benim için fakat onun hayatının rahat olması için çabalıyorum. O da halinden memnun. Onun için çok aksayan bir durum yok. Ben çalıştığım için eksik kalmayayım diye belki de yapmam gerekenin üstünde performans gösteriyorum. Tüm bunların dışında, eğittiğim onca çocuğun dışında ben elbette kendi elimde büyüyecek çocuğumu dünyaya getirmek istiyorum. Fakat eşim bana işimi bırakmadan yapamayacağım konusunda çok baskıcı. Ben evlenmeden önce ne yemek yapan, ne yemeğini tabağına kendi koyan biriydim. Evlendikten sonra eşimin mutluluğuyla gelecek Allah rızası için çoraplarını bile kendim giydirmeme rağmen, çocuk için bana şart koşmasına dayanamıyorum. Sadece kendisini düşünüyor; çocuk olunca ben vardiyalı çalışırken ne olacak, diyor. Esasında ben de çocuğumu kendim büyütmek istiyorum fakat onun ana sert tavrı beni çok kırıyor. Her konuda böyle davranıyor. Ben erkeğim, böyle olacak, sertliğinde. Ben ise kırılganım. Her istediğini yapmaya çalışmama rağmen bu sertlik hevesimi kırıyor. Çok iyi bir eş, aile babası olacaktır eminim ama korkuyorum. Çocuk hizmetinden değil, onun baskısından korkuyorum ve çocuğu bu nedenle erteliyorum. Evde uğraş edinmeye başladım, çocuk olunca boşluğa düşmeyeyim, evden üreteyim diye. Bunu ona bildirmeme rağmen beni ciddiye almıyor. Bir sene daha beklemeli miyim, yoksa Allah’ın izniyle her şey olacağına varır deyip çocuk mu yapmalıyım? Annelerimiz daha yeni evlisiniz diyor. Birbirimizi tanımak için ömür yetmez. Bunun için kaç yıl beklemeliyim?