Fetva Meclisi
Question
Hocam ben otuz üç yaşında bekâr bir kızım. On beş yaşlarında internetten biriyle tanışmıştım. Benden altı yaş büyüktü. Bir süre sonra beni sevdiğini söyledi, onu sevmediğimi söylesem de vazgeçmedi. Ayrılırsa kendini öldüreceğini söylemişti, üzüntüden kanser olduğunu bile söylemişti yalanmış. Çocuk aklımla anladığım yalanlarını yüzüne vuramayıp kendine bir şey yapar, başıma bela olur diye uzaklaşamamıştım. Bir gün bu şahsın bir arkadaşı ile konuşurken benim hakkımda çok çirkin iftiralar attığını öğrendim. Güya imam nikâhı kıymışız, doktora gidip bekâret diktirmişiz gibi iğrenç iftiralar atmış bana. İftiralarını öğrendiğimi söyledim ve o andan itibaren uzaklaştım, asla muhatap olmadım sonrasında. Bunca olaydan sonra beni sosyal medyadan eklediği oldu hep engelledim. Bu kişi vasıfsız biriyken, bir şekilde çalıştığım kuruma bağlı işe başlamış işçi olarak hiçbir sınava tabii tutulmadan. Yaşadığım şehirde başka bir şubede gördüm yakınlarda ve görünce midem bulandı iftiralarını hatırlayınca. Ona hakkımı asla helal etmiyorum. Onun attığı çirkin iftiraların hiçbirini yapmadım Allah da şahit. Allah’tan korkup her hareketime ve sözüme dikkat eden biriyken böyle biriyle muhatap olup da iftiraya maruz kaldığım için kahroluyorum. Kendisiyle ilgili başarı hikâyeleri uyduran ve karşılaştığı insanlarla ilgili sürekli yalan söyleyen biri bu. İftiralarının kalbime ve ruhuma verdiği hasarı atlatamıyorken, bu insanla aynı ortama düşersem ne yapmalıyım? Böyle insanlar tövbe etse, Allah tarafından affedilir mi?