Fetva Meclisi
Question
Hocam, ben üniversite sınavına bir buçuk yıl sonra girecek olan, ümmet bilinci taşıyan bir genç kızım. Yaklaşık bir yıl önce elhamdülillah hidayetle buluştum ve o günden bu yana İslam’ı bilinçli şekilde yaşamaya çalışıyorum. Araştırdıkça ve bana çok faydası dokunan bir öğretmenimle konuştukça şunu daha iyi anlıyorum, kadın için en feyizli ve asli alan, evi ve ailesidir. Ancak ailem, üniversite okuyup iş hayatına atılmam konusunda çok ısrarcı. Ben de üniversite okumayı istiyorum, özellikle büyüklerimin tavsiyesiyle sosyoloji bölümünü düşünüyorum inşallah. Fakat mezuniyet sonrası çalışmak, kapitalist sistemin çarkları arasında kaybolmak istemiyorum. Ben kendimi farklı alanlarda geliştirip eşine ve çocuklarına ahiret yoldaşı olacak bir mümine kadın olmak istiyorum. En büyük hayalim şehit olmak. Ailem ise bu hassasiyetimi bana karşı kullanıyor. “Ümmet için çalışmayacak mısın yani?”, “Evde oturarak cihat yapılmaz.” gibi sözlerle beni eleştiriyorlar. Hatta alaycı tavırlarla, “Kızımız okumuş ev hanımı olacakmış.” diyerek yıpratıyorlar. Ben ise Müslüman bir kadının evinden de ümmete hizmet edebileceğine inanıyorum. Üniversitede okurken Allah’tan bana hayırlı bir eş nasip etmesini diliyorum çünkü mezuniyet sonrası ailemin beni iş hayatına zorlamasından korkuyorum. Elbette Müslüman bir kadın evle sınırlandırılamaz, kendini geliştirmelidir. Ama bu, ev merkezli bir hayatın değersiz olduğu anlamına gelmez. Ben yeni diller öğrenmek, ders halkalarına katılmak, birkaç kişiye bile olsa fayda sağlayacak bir konumda olmak istiyorum. Fakat ailemin şu sözleri tevekkülümü zedeliyor: “Kocan sana değer vermez.”, “Paran kadar konuşma hakkın olur.”, “Her zaman eşine muhtaç olursun.” Ben bu söylemler arasında hem yıpranıyor hem de ne yapacağımı bilemiyorum.