Sünen-i Ebû Dâvûdسنن أبي داود
5274 hadiths
Its author is Abu Dawud Sulayman ibn al-Ashath al-Sijistani (202-275 AH / 817-889 CE). He gave particular attention to hadiths on legal rulings (ahkam), making his work a key reference for jurists.
Abu Dawud is known for frequently pointing out weaknesses in the narrations he reported. His Sunan is counted among the six authentic hadith books.
- Author
- Abu Dawud al-Sijistani
- Era
- 202-275 AH / 817-889 CE
- Type
- Sunan (Six Books)
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4641
Avf (b. Ebî Cemile el-A'râbî'den rivayet edildiğine göre) demiştir ki: Ben el-Haccâc'ı: "Gerçekten Osman (b. Affâıı)'ın durumu, îsâ İbn Meryem'in durumu gibidir" derken işittim. (Haccâc bu sözü söyledikten) sonra şu: "... Ey İsâ ben seni öldüreceğim, bana yükselteceğim, seni…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4642
Er-Rabî' b. Hâlid ed-Dabî'den (rivayet edilmiştir); demiştir ki: Ben Haccâc'ı bir hutbesinde: "Birinizin, kendi ihtiyacı için görevlendirdiği elçisi mi kendisine daha iyidir, yoksa ailesi içerisinde (onların) ihtiyaçlarını karşılamak üzere görevlendirdiği halifesi mi?" derken…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4643
Âsım'dan demiştir ki: - Ben Haccâc'ı minber üzerinde (şöyle) derken işittim: "Hepiniz gücünüz yettiğince Allah'dan korkunuz. Bu hususta (hiçbir kimse için) ayrıcalık (istisna) yoktur. (Hepiniz) müslümanların başkanı (olan) Abdül-Melik (ibn Mervân)ı dinleyiniz ve itaat ediniz. Bu…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4644
A'meş'den demiştir ki: Ben Haccâc'ı minber üzerinde: "Şu Arapların dışındaki müslüman halk vurulup parça parça edilmeye rnüstehaktırlar. Sopayı sopaya vurduğum zaman onları giden dün gibi (yok olmuş bir vaziyette) bırakacağım" derken işittim (Haccâc bu sözüyle) arapların…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4645
Süleyman el-A'meş'den (rivayet edilmiştir:) Dedi ki: Haccâcla birlikte bir Cuma namazı kılmıştım. Bir hutbe okudu. Musannif Ebu Davud haberin burasında şöyle dedi: Bu haberi hana nakleden Şeyhim, Kain b. Nüseyr haberin bundan sonraki kısmında (4643 numaralı) Ebu Bekir b. Ayyaş…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4646
Sefine'den (rivayet edildiğine göre): Rasûlullah (s.a.v.) (şöyle) buyurmuştur: "Nebi halifeliği otuz sene (sürecek) dir. Sonra Allah mülkü veya (kendi) mülkünü(n idaresini) dilediği kimseye verir." (Râvi) Sâid ibn Cümhan dedi ki: (Bu hadisi rivayet eden) Sefine bana: (şunu)…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4647
Sefine'den (rivayet edildiğine göre), Rasûlullah (s.a.v.): "Peygamber halifeliği otuz senedir. (Otuz seneden) sonra Allah mülkü - veya mülkünü- dilediği kimseye verir' buyurmuştur
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4648
Said b. Zeyd İbn Amr İbn Nüfeyl (in şöyle) dedi (ği rivayet edilmiştir): Falan kimse (yani Hz. Muâviye) Kûfe'ye gelince, falan şahıs (yani Muğîre b. Şu'be) kalkıp bir hutbe okudu. (Bu hutbesinde Hz. Mâviye'yi övüp, Hz. Ali'yi yerdi). Bunun üzerine (cennetle müjdelenmiş on…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4649
Abduırahman b. Ahnes'den (rivayet edildiğine): Kendisi (bir gün) mescidde iken adamın biri kalkıp Hz. Ali'ye dil uzatmış. Bunun üzerine Said b. Zeyd ayağa kalkıp: Ben Rasûlullah (s.a.v.)'i: "On kişi cennettedir: Nebi (s.a.v.) cennettedir, Ebu Bekir Cennettedir, Ömer Cennettedir,…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4650
Riyah b. Haris (in şöyle) dediği (rivayet edilmiştir): "Küfe mescidinde falan kimsenin (Muğire'nin) yanına oturuyordum. Yanında Kûfeli (bazı kimse)ler de vardı. Derken Said İbn Amr İbn Nüfeyl geldi. (Muğire) ona: "Merhaba" dedi ve kendisini selamladı, ayağının yanına koltuk…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4651
Enes b. Malik'den (rivayet edildiğine göre) Allah'ın rasulü (s.a.v.) Uhud (dağın)a çıkmış arkasından Hz. Ebu Bekir'le Ömer ve Osman da çıkmış. Derken (dağ deprenip) onları sallamaya başlamış. Bunun üzerine Allah'ın rasulü dağ'a ayağıyla vurup: Ey Uhud sakin ol! (Senin üzerinde)…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4652
Ebu Hureyre'den (rivayet edildiğine göre) Rasûlullah (s.a.v.): ''Bana Cebrail (A.S.) geldi. Elimden tutup ümmetimin kendisinden (cennete) gireceği cennet kapısını gösterdi." buyurmuş. Bunun üzerine Ebu Bekir: "Ey Allah'ın Rasulü, ben de (o sırada) seninle beraber olup o kapıyı…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4653
Cabîr'den (rivayet edildiğine göre) Rasûlullah (s.a.v.) "Ağacın altında bana biat edenlerden hiçbir kimse cehenneme girmeyecektir." buyurmuştur
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4654
Ebu Hureyre'den (rivayet edildiğine göre), Rasûlullah (s.a.v.): "Umulur ki Allah Bedir (savaşı) mücahidlerine rahmetle bakıp (ta onlara): İstediğinizi yapın muhakkak ki ben sizi affettim, buyurmuştur" dedi. Metinde geçen ve "umulur ki" anlamına gelen "lealle" sözünü Musa rivayet…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4655
el-Misver b. Mahrcme'den (rivayete göre) dedi ki: "Nebi (s.a.v.) Hudeybiye (sulhu) yılında (Ka'be'yi tavaf etmek üzere yola) çıkmıştı.," (el-Misver sözlerine devam ederek Hudeybiye sulhu ile ilgili) hadisi rivayet etti (ve şöyle) dedi: (Müslüman askerler Hudeybiye'de Hz.…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4656
Ömer İbn Hattab (r.a.)'ın müezzini el-Akra (r.a.)'dan; demiştir ki: "Ömer (r.a.), beni (huzuruna çağırmam için) yahudilerin din alimine gönderdi. (Ben de varıp) onu çağırdım. (Sözü geçen yahudi alimi gelince) Hz. Ömer, ona: Kitabınız da (hiç) beni (mle ilgili olan sözler)…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4657
İmran b. Husayn'dan (rivayet edildiğine göre) Rasûlullah (s.a.v.) (şöyle) buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlısı kendilerine gönderildiğim asır (da olanlar) dır. Sonra onlardan sonrakiler, sonra da onlardan sonrakilerdir." (İmran dedi ki): Hz. Nebi; "sonra onlardan sonrakiler"…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4658
Ebu Said (r.a.)'den (rivayet edildiğine göre) Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Selem şöyle buyurdu: "Sahabilerime sövmeyiniz! Varlığım elinde olan zata yemin ederim ki eğer biriniz, sadaka olarak Uhud Dağı kadar altın dağıtsa bu onlardan birinin bir müddüne erişmez ve (hatta…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4659
Amr b. Ebî Kurre'den (rivayet olunmuştur); dedi ki: Huzeyfe Medayin'de idi ve Rasûlullah (s.a.v.)'in öfke halinde sahabilerinden bazı kimseler için sarfetmiş olduğu sözleri (halka) aktardı. Bunları Huzeyfe'den dinleyenlerden bazıları da gider Selman'a haber verir ve Huzeyfe'den…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 4660
Abdullah b. Zem'a'dan rivayet edilmiştir, dedi ki: Rasülullah (s.a.; (vefatına sebep olan) hastalığın iyice şiddetlendiği sırada ben müslümanlardan bir cemaatle birlikte (kendisinin) yanında bulunuyordum. Bilal (r.a.j kendisini namaza çağırdı (Hz. Nebi de): "Namazı cemaate kim…