Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır.
Âl-i İmrân سُورَةُ آلِ عِمۡرَانَ · 82
Arapça metin
فَمَن تَوَلَّىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَٰسِقُونَ
Okunuşu
femen tevellâ ba'de zâlike feülâike hümülfâsikûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Artık bundan sonra her kim dönerse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
Bundan sonra kim dönerse o çeşit kişilerdir kötülükte bulunanlar.
Tefsir
\N
Âl-i İmrân suresi 82. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Âl-i İmrân suresinde yer alır. Bu sayfada Âl-i İmrân 82. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Âl-i İmrân suresi Medine'de (Medenî) inmiştir ve toplam 200 ayetten oluşur.
Meali: "Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Âl-i İmrân suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Âl-i İmrân suresi 82. ayetin meali (anlamı) nedir?
Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır.
Âl-i İmrân 82. ayetin okunuşu nasıldır?
femen tevellâ ba'de zâlike feülâike hümülfâsikûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Âl-i İmrân suresi kaç ayettir?
Âl-i İmrân suresi toplam 200 ayetten oluşur ve Medine'de (Medenî) inmiştir.
Âl-i İmrân suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Âl-i İmrân suresi Medine'de (Medenî) indirilmiştir.
Âl-i İmrân 82. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَمَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtuluşa ermiş olanlardır.
فَأَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دَارِهِمْ جَٰثِمِينَ
Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
فَأَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دَارِهِمْ جَٰثِمِينَ
Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir.
فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا۟ نَٰدِمِينَ
Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.
إِذَآ أُلْقُوا۟ فِيهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِيقًۭا وَهِىَ تَفُورُ
Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.