Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır.
A'lâ سُورَةُ الأَعۡلَىٰ · 19
Arapça metin
صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
Okunuşu
suhufi ibrâhîme vemûsâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
İbrahim ve Musa'nın kitaplarında.
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.
Tefsir
“Kitaplar” diye çevirdiğimiz suhuf kelimesi dönemin örfî kullanımında kitapla eş anlamlı olan sahîf enin çoğuludur. Bu bağlamda kitap, Allah tarafından peygamberlere gönderilen vahyi ifade eder. Buna göre her iki âyette yer alan suhuf tan maksat, “Hz. İbrâhim ve Hz. Mûsâ’ya verilen kitaplardır. Bu iki peygambere…
A'lâ 18-19. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 606</i>
A'lâ suresi 19. ayet, Kur'an-ı Kerim'in A'lâ suresinde yer alır. Bu sayfada A'lâ 19. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. A'lâ suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 19 ayetten oluşur.
Meali: "Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. A'lâ suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
A'lâ suresi 19. ayetin meali (anlamı) nedir?
Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır.
A'lâ 19. ayetin okunuşu nasıldır?
suhufi ibrâhîme vemûsâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
A'lâ suresi kaç ayettir?
A'lâ suresi toplam 19 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
A'lâ suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
A'lâ suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
A'lâ 19. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
إِنَّ هَٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır.
أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًۭى مِّن رَّبِّهِمْ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
İşte Rab'lerinin yolunda olanlar ve saadete erişenler bunlardır.
إِنَّ إِبْرَٰهِيمَ لَحَلِيمٌ أَوَّٰهٌۭ مُّنِيبٌۭ
Doğrusu İbrahim çok içli, yumuşak huylu ve kendini Allah'a vermiş bir kimse idi.
أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًۭى مِّن رَّبِّهِمْ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
İşte onlar Rablerinin yolunda olanlardır, işte onlar saadete erenlerdir.
جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا
Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir.
أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَٰتٌۭ مِّن رَّبِّهِمْ وَرَحْمَةٌۭ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُهْتَدُونَ
Rablerinin mağfiret ve rahmeti onlaradır. O'nun yolunda olanlar da onlardır.