Belki doğru yola dönerler diye ayetleri böylece uzun uzadıya açıklıyoruz.
A'râf سُورَةُ الأَعۡرَافِ · 174
Arapça metin
وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ وَلَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Okunuşu
vekezâlike nüfessilül'âyâti vele'allehüm yerci'ûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Belki inkardan dönerler diye ayetleri böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
Belki doğru yola dönersiniz diye ayetlerimizi işte böyle açıklamadayız.
Tefsir
\N
A'râf suresi 174. ayet, Kur'an-ı Kerim'in A'râf suresinde yer alır. Bu sayfada A'râf 174. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. A'râf suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 206 ayetten oluşur.
Meali: "Belki doğru yola dönerler diye ayetleri böylece uzun uzadıya açıklıyoruz."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. A'râf suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
A'râf suresi 174. ayetin meali (anlamı) nedir?
Belki doğru yola dönerler diye ayetleri böylece uzun uzadıya açıklıyoruz.
A'râf 174. ayetin okunuşu nasıldır?
vekezâlike nüfessilül'âyâti vele'allehüm yerci'ûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
A'râf suresi kaç ayettir?
A'râf suresi toplam 206 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
A'râf suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
A'râf suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
A'râf 174. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ وَلِتَسْتَبِينَ سَبِيلُ ٱلْمُجْرِمِينَ
Suçluların yolu belli olsun diye, böylece ayetleri uzun uzun açıklarız.
وَهَٰذَا صِرَٰطُ رَبِّكَ مُسْتَقِيمًۭا ۗ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍۢ يَذَّكَّرُونَ
Rabbinin, dosdoğru yolu işte budur. İbret alan kimselere ayetleri uzun uzadıya açıkladık.
وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَدْنَىٰ دُونَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Belki yollarından dönerler diye and olsun onlara büyük azabdan önce dünya azabından tattırırız.
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُم مِّنَ ٱلْقُرَىٰ وَصَرَّفْنَا ٱلْءَايَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
And olsun ki, çevrenizde bulunan birçok kentleri yok etmişizdir. Belki doğru yola dönerler diye ayetleri türlü türlü anlatmışızdır.
وَلَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍۢ ۖ وَمَا يَكْفُرُ بِهَآ إِلَّا ٱلْفَٰسِقُونَ
And olsun ki, sana apaçık ayetler indirdik. Onları sadece yoldan çıkmışlar inkar eder.
لَّقَدْ أَنزَلْنَآ ءَايَٰتٍۢ مُّبَيِّنَٰتٍۢ ۚ وَٱللَّهُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ
And olsun ki, açıklayıcı ayetler indirmişizdir. Allah dilediğini doğru yola eriştirir.