"Denizi sakin iken geride bırak, doğrusu onlar suda boğulacak bir ordudur."
Duhân سُورَةُ الدُّخَانِ · 24
Arapça metin
وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا ۖ إِنَّهُمْ جُندٌۭ مُّغْرَقُونَ
Okunuşu
vetrukilbahra rahvâ. innehüm cündüm mugrakûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Deniz açılmışken öylece bırak, şüphe yok, onlar bir ordudur ki boğulacak.
Tefsir
Hz. Peygamber ve müminlerin karşısında Arap müşrikler olduğu gibi burada zikredilen tarihî örnekte de Hz. Mûsâ ve ona iman eden İsrâil-oğulları karşısında Firavun ve adamları vardı. Onlar inkârda direnip yapılacak başka bir şey de kalmayınca Allah, İsrâiloğulları’na vaad ettiği mûcizelerden birini lutfetti, Hz.…
Duhân 17-33. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Duhân suresi 24. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Duhân suresinde yer alır. Bu sayfada Duhân 24. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Duhân suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 59 ayetten oluşur.
Meali: ""Denizi sakin iken geride bırak, doğrusu onlar suda boğulacak bir ordudur.""
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Duhân suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Duhân suresi 24. ayetin meali (anlamı) nedir?
"Denizi sakin iken geride bırak, doğrusu onlar suda boğulacak bir ordudur."
Duhân 24. ayetin okunuşu nasıldır?
vetrukilbahra rahvâ. innehüm cündüm mugrakûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Duhân suresi kaç ayettir?
Duhân suresi toplam 59 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Duhân suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Duhân suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Duhân 24. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَكُمْ وَلَآ أَنفُسَهُمْ يَنصُرُونَ
"O'nu bırakıp da taptıklarınız, kendilerine yardım edemezler ki size yardım etsinler."
وَٱقْصِدْ فِى مَشْيِكَ وَٱغْضُضْ مِن صَوْتِكَ ۚ إِنَّ أَنكَرَ ٱلْأَصْوَٰتِ لَصَوْتُ ٱلْحَمِيرِ
"Yürüyüşünde tabii ol; sesini kıs. Seslerin en çirkini şüphesiz merkeblerin sesidir."
أَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌۭ مِّن نَّخِيلٍۢ وَعِنَبٍۢ فَتُفَجِّرَ ٱلْأَنْهَٰرَ خِلَٰلَهَا تَفْجِيرًا
"Veya hurmalıkların, bağların olup, aralarında ırmaklar akıtmalısın."
مَتَٰعٌۭ قَلِيلٌۭ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۭ
Az bir geçim ama ardından can yakıcı bir azap onlaradır.
قَالُوا۟ لَئِنْ أَكَلَهُ ٱلذِّئْبُ وَنَحْنُ عُصْبَةٌ إِنَّآ إِذًۭا لَّخَٰسِرُونَ
"And olsun ki, biz kuvvetli bir toplulukken kurt onu yerse, biz aciz sayılırız" dediler.
قَالَ فِيهَا تَحْيَوْنَ وَفِيهَا تَمُوتُونَ وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ
"Orada yaşar, orada ölür ve oradan dirilip çıkarılırsınız" dedi.