Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı.
Duhân سُورَةُ الدُّخَانِ · 29
Arapça metin
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ
Okunuşu
femâ beket aleyhimüssemâü vel'ardu vemâ kânû münzarîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Derken ne gök ağladı onlara, ne yer ve mühlet de verilmedi onlara.
Tefsir
Hz. Peygamber ve müminlerin karşısında Arap müşrikler olduğu gibi burada zikredilen tarihî örnekte de Hz. Mûsâ ve ona iman eden İsrâil-oğulları karşısında Firavun ve adamları vardı. Onlar inkârda direnip yapılacak başka bir şey de kalmayınca Allah, İsrâiloğulları’na vaad ettiği mûcizelerden birini lutfetti, Hz.…
Duhân 17-33. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Duhân suresi 29. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Duhân suresinde yer alır. Bu sayfada Duhân 29. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Duhân suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 59 ayetten oluşur.
Meali: "Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Duhân suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Duhân suresi 29. ayetin meali (anlamı) nedir?
Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı.
Duhân 29. ayetin okunuşu nasıldır?
femâ beket aleyhimüssemâü vel'ardu vemâ kânû münzarîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Duhân suresi kaç ayettir?
Duhân suresi toplam 59 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Duhân suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Duhân suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Duhân 29. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَمَنْ عِندَهُۥ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِۦ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَ
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Katında olanlar O'na kulluk etmekten çekinmezler ve usanmazlar.
مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمْ أُغْرِقُوا۟ فَأُدْخِلُوا۟ نَارًۭا فَلَمْ يَجِدُوا۟ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارًۭا
Onlar, günahları yüzünden suda boğuldular; ateşe sokuldular, kendilerine Allah'tan başka yardımcı bulamadılar.
وَٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا۟ عَلَيْهَا صُمًّۭا وَعُمْيَانًۭا
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ
Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.
وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ كُلٌّۭ لَّهُۥ قَٰنِتُونَ
Göklerde ve yerde olanlar O'nundur; hepsi O'na boyun eğmiştir.
وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًۭا وَكَرْهًۭا وَظِلَٰلُهُم بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْءَاصَالِ ۩
Yerde ve göklerdeki kimseler de, gölgeleri de, sabah akşam, ister istemez Allah'a secde ederler.