Onlara, her birinde açıkça bir imtihan bulunan, mucizeler verdik.
Duhân سُورَةُ الدُّخَانِ · 33
Arapça metin
وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْءَايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌۭا۟ مُّبِينٌ
Okunuşu
veâteynâhüm minel'âyâti mâ fîhi belâüm mübîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan işaretler verdik.
Ve onlara, apaçık nimetleri muhtevi deliller verdik.
Tefsir
Hz. Peygamber ve müminlerin karşısında Arap müşrikler olduğu gibi burada zikredilen tarihî örnekte de Hz. Mûsâ ve ona iman eden İsrâil-oğulları karşısında Firavun ve adamları vardı. Onlar inkârda direnip yapılacak başka bir şey de kalmayınca Allah, İsrâiloğulları’na vaad ettiği mûcizelerden birini lutfetti, Hz.…
Duhân 17-33. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Duhân suresi 33. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Duhân suresinde yer alır. Bu sayfada Duhân 33. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Duhân suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 59 ayetten oluşur.
Meali: "Onlara, her birinde açıkça bir imtihan bulunan, mucizeler verdik."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Duhân suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Duhân suresi 33. ayetin meali (anlamı) nedir?
Onlara, her birinde açıkça bir imtihan bulunan, mucizeler verdik.
Duhân 33. ayetin okunuşu nasıldır?
veâteynâhüm minel'âyâti mâ fîhi belâüm mübîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Duhân suresi kaç ayettir?
Duhân suresi toplam 59 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Duhân suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Duhân suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Duhân 33. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَمَا نُرِيهِم مِّنْ ءَايَةٍ إِلَّا هِىَ أَكْبَرُ مِنْ أُخْتِهَا ۖ وَأَخَذْنَٰهُم بِٱلْعَذَابِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Onlara gösterdiğimiz her mucize diğerinden daha büyüktü; doğru yola dönmeleri için onları azaba uğrattık.
إِنَّآ أَخْلَصْنَٰهُم بِخَالِصَةٍۢ ذِكْرَى ٱلدَّارِ
Biz onları ahiret yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık.
كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَٰهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍۢ مُّقْتَدِرٍ
Mucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.
وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا فِى كُلِّ قَرْيَةٍۢ نَّذِيرًۭا
Dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.
فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍۢ مُّبِينٍۢ
Bunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.
وَءَاتَيْنَٰهُمْ ءَايَٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ
Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.