Peygamber: "Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet, anlattıklarınıza karşı ancak Rahman olan Rabbimizden yardım istenir" dedi.
Enbiyâ سُورَةُ الأَنبِيَاءِ · 112
Arapça metin
قَٰلَ رَبِّ ٱحْكُم بِٱلْحَقِّ ۗ وَرَبُّنَا ٱلرَّحْمَٰنُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ
Okunuşu
kâle rabbihküm bilhakk. verabbünerrahmânülmüste'ânü alâ mâ tesifûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
(Muhammed:) Rabbim! (Onlar hakkında) adaletinle hükmünü ver. Bizim Rabbimiz Rahman'dır. Sizin anlattıklarınıza karşı yardımı umulandır, dedi.
Dedi ki: Rabbim, gerçek olarak hükmet ve Rabbimiz olan rahmanın yardımını dileriz onun hakkında söylediğiniz aslı olmayan sözler yüzünden.
Tefsir
Müşrikler, özellikle onların ileri gelenleri, sırf kendi bâtıl dinlerini ve onun sayesinde sahip oldukları toplumsal statülerini, ekonomik ayrıcalıklarını koruma güdüsüyle Kur’an’ı sihir, hayal mahsulü, şiir, efsane, uydurma gibi vasıflarla nitelemek suretiyle onun kitleler üzerindeki tesirini kırmaya çalışıyorlardı; Allah hakkında da bâtıl sözler söylüyor, O’na ortak koşuyor ve Allah’ın çocuk sahibi olduğunu iddia ediyorlardı. Hz. Muhammed hakkında ise sihirbaz, şair, mecnun, kâhin gibi onun şanına yakışmayacak çirkin nitelemelerde bulunuyorlardı. Bu haksız ve çirkin isnatlar karşısında Hz. Peygamber hâkimler hâkimi olan Allah’ın merhametine ve yardımına sığınarak kavmi ile kendisi arasında hak ile hükmetmesini istemiştir.
Başka bir anlayışa göre müşrikler, müslümanların ileride zillet ve mağlûbiyete uğrayacaklarını, kısa zamanda zayıflayacaklarını, sonra da İslâm’ın büsbütün ortadan kalkacağını umuyorlardı. Onların bu temennilerine karşı Hz. Peygamber de Allah’ın merhametine sığınıp yardımına güveniyordu, kimin galip kimin mağlûp olacağına dair hükmü Allah’ın vermesini diliyordu. Müfessirler Allah Teâlâ’nın Hz. Peygamber’in duasını kabul buyurduğunu ve müşriklere ilk genel cezayı Bedir Savaşı’nda verdiğini ifade etmişlerdir.
<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 706</i>
Enbiyâ suresi 112. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Enbiyâ suresinde yer alır. Bu sayfada Enbiyâ 112. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Enbiyâ suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 112 ayetten oluşur.
Meali: "Peygamber: "Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet, anlattıklarınıza karşı ancak Rahman olan Rabbimizden yardım istenir" dedi."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Enbiyâ suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Enbiyâ suresi 112. ayetin meali (anlamı) nedir?
Peygamber: "Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet, anlattıklarınıza karşı ancak Rahman olan Rabbimizden yardım istenir" dedi.
Enbiyâ 112. ayetin okunuşu nasıldır?
kâle rabbihküm bilhakk. verabbünerrahmânülmüste'ânü alâ mâ tesifûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Enbiyâ suresi kaç ayettir?
Enbiyâ suresi toplam 112 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Enbiyâ suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Enbiyâ suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Enbiyâ 112. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ
O peygamber: "Rabbim! Beni yalancı saymalarına karşılık bana yardım et" dedi.
وَقَالَ ٱلرَّسُولُ يَٰرَبِّ إِنَّ قَوْمِى ٱتَّخَذُوا۟ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ مَهْجُورًۭا
Peygamber: "Ey Rabbim! Doğrusu milletim bu Kuran'ı terketmişti" der.
قَالُوا۟ مَآ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحْمَٰنُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَكْذِبُونَ
"Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman da bir şey indirmemiştir. Sadece yalan söylüyorsunuz" dediler.
رَبَّنَآ ءَامَنَّا بِمَآ أَنزَلْتَ وَٱتَّبَعْنَا ٱلرَّسُولَ فَٱكْتُبْنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ
"Rabbimiz! İndirdiğine inandık, Peygambere uyduk; bizi sahid olanlarla beraber yaz".
رَبَّنَا وَٱبْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًۭا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ ۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
"Rabbimiz! İçlerinden onlara Senin ayetlerini okuyan, Kitabı ve hikmeti öğreten, onları her kötülükten arıtan bir peygamber gönder. Doğrusu güçlü ve Hakim olan ancak Sensin".
وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّۭا مِّنَ ٱلْمُجْرِمِينَ ۗ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ هَادِيًۭا وَنَصِيرًۭا
Her peygamber için, böylece suçlulardan bir düşman ortaya koyarız. Doğruyu gösterici ve yardımcı olarak, Rabbin yeter.