Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı.
Fîl سُورَةُ الفِيلِ · 5
Arapça metin
فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍۢ مَّأْكُولٍۭ
Okunuşu
fece'alehüm ke'asfim me'kûl.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.
Onlar da içi boş ekin saplarına, kırılıp ezilmiş samanlara döndüler.
Tefsir
Tefsir ve tarih kaynaklarında anlatıldığına göre o zaman Habeşistan’ın yönetiminde bulunan Yemen ’in genel valisi Ebrehe her yıl Mekke’deki Kâbe’yi ziyaret eden Arap hacılarını San ‘ a’ya çekmek için burada Kulleys veya Kalîs (kilise) denilen büyük bir katedral yaptırdı. Çeşitli bölgelere propagandacılar göndererek…
Fîl 1-5. ayetlerin tam tefsirini okuyun<em>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa:689-691</em>
Fîl suresi 5. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Fîl suresinde yer alır. Bu sayfada Fîl 5. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Fîl suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 5 ayetten oluşur.
Meali: "Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Fîl suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Fîl suresi 5. ayetin meali (anlamı) nedir?
Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı.
Fîl 5. ayetin okunuşu nasıldır?
fece'alehüm ke'asfim me'kûl. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Fîl suresi kaç ayettir?
Fîl suresi toplam 5 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Fîl suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Fîl suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Fîl 5. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir.
فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ
Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.
كَذَٰلِكَ ۖ وَأَوْرَثْنَٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ
Bu böyledir; onları başka bir millete miras bıraktık.
فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ
Öyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.
وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍۢ
Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًۭا ذَا عَذَابٍۢ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler.