Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.
Hicr سُورَةُ الحِجۡرِ · 17
Arapça metin
وَحَفِظْنَٰهَا مِن كُلِّ شَيْطَٰنٍۢ رَّجِيمٍ
Okunuşu
vehafiznâhâ min külli şeytânir racîm.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Onları, taşlanmış (kovulmuş) her şeytandan koruduk.
Ve onu, bütün taşlanmış Şeytanlardan koruduk.
Tefsir
Putperestlerin, yukarıda (6-7 ve 15. âyetlerde) özetle fakat çok net bir şekilde bildirilen Hz. Peygamber ve İslâm dini karşısındaki inkârcı ve inatçı tutumlarının temelinde iki önemli sebep bulunmaktadır: Putlarının tanrı olduğu iddialarının reddedilmesi, âhiret inancının getirilmiş olması. Nitekim Kur’an’ın önemle…
Hicr 16-18. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 342-343</i>
Hicr suresi 17. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Hicr suresinde yer alır. Bu sayfada Hicr 17. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Hicr suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 99 ayetten oluşur.
Meali: "Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Hicr suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hicr suresi 17. ayetin meali (anlamı) nedir?
Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.
Hicr 17. ayetin okunuşu nasıldır?
vehafiznâhâ min külli şeytânir racîm. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Hicr suresi kaç ayettir?
Hicr suresi toplam 99 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Hicr suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Hicr suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Hicr 17. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَحِفْظًۭا مِّن كُلِّ شَيْطَٰنٍۢ مَّارِدٍۢ
Onu, inatçı her türlü şeytandan koruduk.
تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍۢ
Onlar, günahkar iftiracıların hepsine iner.
وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْءَايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌۭا۟ مُّبِينٌ
Onlara, her birinde açıkça bir imtihan bulunan, mucizeler verdik.
إِنَّآ أَخْلَصْنَٰهُم بِخَالِصَةٍۢ ذِكْرَى ٱلدَّارِ
Biz onları ahiret yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık.
فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ
Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.
حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًۭا ذَا عَذَابٍۢ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler.