And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.
Hicr سُورَةُ الحِجۡرِ · 97
Arapça metin
وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ
Okunuşu
velekad na'lemü enneke yedîku sadruke bimâ yekûlûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Onların söyledikleri şeyler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.
Ve andolsun biliriz ki şüphe yok, söyledikleri sözlerden yüreğin sıkılır.
Tefsir
\N
Hicr suresi 97. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Hicr suresinde yer alır. Bu sayfada Hicr 97. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Hicr suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 99 ayetten oluşur.
Meali: "And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Hicr suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hicr suresi 97. ayetin meali (anlamı) nedir?
And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.
Hicr 97. ayetin okunuşu nasıldır?
velekad na'lemü enneke yedîku sadruke bimâ yekûlûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Hicr suresi kaç ayettir?
Hicr suresi toplam 99 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Hicr suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Hicr suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Hicr 97. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ
İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.
كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتَّىٰ نَعْلَمَ ٱلْمُجَٰهِدِينَ مِنكُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَنَبْلُوَا۟ أَخْبَارَكُمْ
And olsun ki sizi, içinizden cihada çıkanları ve sabredenleri meydana çıkarana ve haberlerinizi açıklayana kadar deneyeceğiz.
فَلَا يَحْزُنكَ قَوْلُهُمْ ۘ إِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ
Bunların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da şüphesiz biliriz.
وَلَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍۢ ۖ وَمَا يَكْفُرُ بِهَآ إِلَّا ٱلْفَٰسِقُونَ
And olsun ki, sana apaçık ayetler indirdik. Onları sadece yoldan çıkmışlar inkar eder.
فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِم بِعِلْمٍۢ ۖ وَمَا كُنَّا غَآئِبِينَ
And olsun ki, yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız, zira onlardan uzak değildik.