Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.
Kalem سُورَةُ القَلَمِ · 38
Arapça metin
إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ
Okunuşu
inne leküm fîhi lemâ tehayyerûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Onda, beğendiğiniz her şey sizin için mutlaka vardır (diye mi yazılı)?
Orada, neyi beğenir, isterseniz sizindir diye mi yazılı?
Tefsir
Kur’an âhirette müminlere büyük ödüller, (nimetlerle dolu cennetler) müjdeledikçe müşrikler dünyadaki sosyal konumlarına aldanarak böyle bir şey olduğu takdirde kendilerinin daha büyük nimetlere mazhar olmaları gerektiğini savunmuşlardı; âyetler onlara cevap vermektedir. Cevapların soru tarzında sıralanması onların…
Kalem 34-41. ayetlerin tam tefsirini okuyun<em>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 435-436</em>
Kalem suresi 38. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Kalem suresinde yer alır. Bu sayfada Kalem 38. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Kalem suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 52 ayetten oluşur.
Meali: "Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Kalem suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kalem suresi 38. ayetin meali (anlamı) nedir?
Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.
Kalem 38. ayetin okunuşu nasıldır?
inne leküm fîhi lemâ tehayyerûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Kalem suresi kaç ayettir?
Kalem suresi toplam 52 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Kalem suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Kalem suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Kalem 38. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ ٱلْيَقِينِ
And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
لَتَرَوُنَّ ٱلْجَحِيمَ
And olsun ki, cehennemi göreceksiniz.
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.
وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًۭا لَّمًّۭا
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.
فَعَّالٌۭ لِّمَا يُرِيدُ
Her dilediğini mutlaka yapandır.