Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır?"
Kalem سُورَةُ القَلَمِ · 40
Arapça metin
سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ
Okunuşu
selhüm eyyühüm bizâlike za'îm.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Sor onlara: Bu iddiayı onların hangisi savunacak?
Onlara sor, bunlara kefil olan kimmiş içlerinden?
Tefsir
Kur’an âhirette müminlere büyük ödüller, (nimetlerle dolu cennetler) müjdeledikçe müşrikler dünyadaki sosyal konumlarına aldanarak böyle bir şey olduğu takdirde kendilerinin daha büyük nimetlere mazhar olmaları gerektiğini savunmuşlardı; âyetler onlara cevap vermektedir. Cevapların soru tarzında sıralanması onların…
Kalem 34-41. ayetlerin tam tefsirini okuyun<em>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 435-436</em>
Kalem suresi 40. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Kalem suresinde yer alır. Bu sayfada Kalem 40. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Kalem suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 52 ayetten oluşur.
Meali: "Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır?""
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Kalem suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kalem suresi 40. ayetin meali (anlamı) nedir?
Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır?"
Kalem 40. ayetin okunuşu nasıldır?
selhüm eyyühüm bizâlike za'îm. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Kalem suresi kaç ayettir?
Kalem suresi toplam 52 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Kalem suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Kalem suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Kalem 40. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ
Yanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der.
قُل لِّمَنِ ٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهَآ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
De ki: "Biliyorsanız söyleyin, yer ve onda bulunanlar kimindir?"
فَيَقُولُوا۟ هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ
O zaman "Erteye bırakılmaz mıyız?" derler.
سَيَقُولُونَ لِلَّهِ ۚ قُلْ فَأَنَّىٰ تُسْحَرُونَ
"Allah'tır" diyecekler; "Öyleyse nasıl aldanıyorsunuz" de.
قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُۥٓ أَلَا تَسْتَمِعُونَ
Yanında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.
وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ
İnsanlara: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.