Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.
Kamer سُورَةُ القَمَرِ · 11
Arapça metin
فَفَتَحْنَآ أَبْوَٰبَ ٱلسَّمَآءِ بِمَآءٍۢ مُّنْهَمِرٍۢ
Okunuşu
fefetahnâ ebvâbessemâi bimâim münhemir.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Biz de derhal nehir gibi devamlı akan bir su ile göğün kapılarını açtık.
Derken açtık göklerin kapılarını da şarıl şarıl ardı gelmez yağmurlar yağdırdık.
Tefsir
Peygamberlerin yalancılıkla itham edilip türlü eziyetlere mâruz bırakıldıkları konusunda Hz. Nûh’un hayatı önemli bir örnek teşkil etmektedir ve Kur’an onun verdiği mücadeleyi oldukça ayrıntılı biçimde değişik vesilelerle gözler önüne sermiştir (Hz. Nûh ve tûfan hakkında bk. Yûnus 10/71-73; Hûd 11/25-49; Nûh 71/1-28).…
Kamer 9-17. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 187-188</i>
Kamer suresi 11. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Kamer suresinde yer alır. Bu sayfada Kamer 11. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Kamer suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 55 ayetten oluşur.
Meali: "Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Kamer suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kamer suresi 11. ayetin meali (anlamı) nedir?
Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.
Kamer 11. ayetin okunuşu nasıldır?
fefetahnâ ebvâbessemâi bimâim münhemir. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Kamer suresi kaç ayettir?
Kamer suresi toplam 55 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Kamer suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Kamer suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Kamer 11. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًۭا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ
And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.
فَلَمَّآ ءَاسَفُونَا ٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ أَجْمَعِينَ
Böylece Bizi öfkelendirince onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍۢ فَأَسْكَنَّٰهُ فِى ٱلْأَرْضِ ۖ وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابٍۭ بِهِۦ لَقَٰدِرُونَ
Gökten suyu ölçülü indirdik de, onu yerde durdurduk. Şüphesiz onu gidermeye de kadiriz.
فَأَخَذْنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ ۖ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلظَّٰلِمِينَ
Biz de, onu ve askerlerini yakalayıp suya attık. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak.
ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْءَاخَرِينَ
Sonra, diğerlerini suda boğduk.
وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ
Cinleri de, daha önce, dumansız ateşten yarattık.