And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?
Kamer سُورَةُ القَمَرِ · 15
Arapça metin
وَلَقَد تَّرَكْنَٰهَآ ءَايَةًۭ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ
Okunuşu
velekat teraknâhâ âyeten fehel mim müddekir.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Andolsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
Ve andolsun ki bir delil olarak bıraktık onu, fakat bir ibret alan mı var?
Tefsir
Peygamberlerin yalancılıkla itham edilip türlü eziyetlere mâruz bırakıldıkları konusunda Hz. Nûh’un hayatı önemli bir örnek teşkil etmektedir ve Kur’an onun verdiği mücadeleyi oldukça ayrıntılı biçimde değişik vesilelerle gözler önüne sermiştir (Hz. Nûh ve tûfan hakkında bk. Yûnus 10/71-73; Hûd 11/25-49; Nûh 71/1-28).…
Kamer 9-17. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 187-188</i>
Kamer suresi 15. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Kamer suresinde yer alır. Bu sayfada Kamer 15. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Kamer suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 55 ayetten oluşur.
Meali: "And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?"
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Kamer suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kamer suresi 15. ayetin meali (anlamı) nedir?
And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?
Kamer 15. ayetin okunuşu nasıldır?
velekat teraknâhâ âyeten fehel mim müddekir. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Kamer suresi kaç ayettir?
Kamer suresi toplam 55 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Kamer suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Kamer suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Kamer 15. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ
And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًۭا
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?