Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.
Kamer سُورَةُ القَمَرِ · 29
Arapça metin
فَنَادَوْا۟ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ
Okunuşu
fenâdev sâhibehüm fete'âtâ fe'akara.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.
Derken arkadaşlarına seslendiler, derken kılıcını çekti de devenin ayaklarını kesti, öldürdü.
Tefsir
Semûd, Sâlih peygamberin gönderildiği kavmin adıdır; Allah Teâlâ onları sınamak üzere mûcizevî özellik taşıyan bir dişi deve göndermiş, mevcut sudan dönüşümlü yararlanmaları yönünde bir kural koymuş, böylece onlar bir sınamaya tâbi tutulmuş, peygamberin Allah’tan getirdiği buyruk ve yasaklara saygılı olduklarını…
Kamer 23-32. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Kamer suresi 29. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Kamer suresinde yer alır. Bu sayfada Kamer 29. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Kamer suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 55 ayetten oluşur.
Meali: "Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Kamer suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kamer suresi 29. ayetin meali (anlamı) nedir?
Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.
Kamer 29. ayetin okunuşu nasıldır?
fenâdev sâhibehüm fete'âtâ fe'akara. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Kamer suresi kaç ayettir?
Kamer suresi toplam 55 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Kamer suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Kamer suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Kamer 29. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا۟ نَٰدِمِينَ
Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.
لَّقَدْ أَحْصَىٰهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّۭا
And olsun ki onların adedini bilmiş ve teker teker saymıştır.
فَجَعَلَهُمْ جُذَٰذًا إِلَّا كَبِيرًۭا لَّهُمْ لَعَلَّهُمْ إِلَيْهِ يَرْجِعُونَ
Hepsini paramparça edip, içlerinden büyüğünü ona başvursunlar diye, sağlam bıraktı.
فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًۭا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ
Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.
فَأَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دَارِهِمْ جَٰثِمِينَ
Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
فَأَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دَارِهِمْ جَٰثِمِينَ
Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.