Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır.
Kıyâme سُورَةُ القِيَامَةِ · 25
Arapça metin
تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۭ
Okunuşu
tezunnü ey yüf'ale bihâ fâkirah.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını sezeceklerdir.
Bellerini kıracak bir felaketi bekler.
Tefsir
Hz. Peygamber’in vahyi alışıyla ilgili özel olarak kendisine hitap eden ara cümlelerden sonra bu âyetlerde insanlığa yönelik genel bir hitapla tekrar başa dönülerek müşriklerin öldükten sonra dirilme olmayacağına dair iddiaları reddedilmekte, bu konuda geçerli mazeretlerinin bulunmadığı, fakat dünya zevk ve…
Kıyâme 20-25. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 509-510</i>
Kıyâme suresi 25. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Kıyâme suresinde yer alır. Bu sayfada Kıyâme 25. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Kıyâme suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 40 ayetten oluşur.
Meali: "Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Kıyâme suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kıyâme suresi 25. ayetin meali (anlamı) nedir?
Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır.
Kıyâme 25. ayetin okunuşu nasıldır?
tezunnü ey yüf'ale bihâ fâkirah. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Kıyâme suresi kaç ayettir?
Kıyâme suresi toplam 40 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Kıyâme suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Kıyâme suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Kıyâme 25. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخْلَدَهُۥ
Malının kendisini ölümsüz kılacağını sanır.
وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلْفِرَاقُ
Artık ayrılık vaktinin geldiğini sanır.
وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ
Onun çalışması şüphesiz görülecektir.
فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌۭ
Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.
إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًۭا
Başına bir fenalık gelince feryat eder,
إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ
Zira; o, bir daha dirilip dönmeyeceğini sanmıştı.