Rahmetimizden, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ona bağışladık.
Meryem سُورَةُ مَرۡيَمَ · 53
Arapça metin
وَوَهَبْنَا لَهُۥ مِن رَّحْمَتِنَآ أَخَاهُ هَٰرُونَ نَبِيًّۭا
Okunuşu
vevehebnâ lehû mir rahmetinâ ehâhü hârûne nebiyyâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun'u bir peygamber olarak armağan ettik.
Rahmetimizden bir lütuf olarak kardeşi Harun'u da peygamber ettik.
Tefsir
Meryem sûresinin dördüncü kıssası Ya‘kub aleyhisselâmın soyundan gelen Hz. Mûsâ’nın kıssasıdır. Hz. Mûsâ İsrâiloğulları’na gönderilmiş olup, “ülü’l-azim” tabirini büyük peygamberler (daha çok beş büyük peygamber) anlamında kabul edenlere göre o da bu gruptaki peygamberlerden biridir (ayrıca bk. Ahkaf 46/35). Hz.…
Meryem 51-53. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Meryem suresi 53. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Meryem suresinde yer alır. Bu sayfada Meryem 53. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Meryem suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 98 ayetten oluşur.
Meali: "Rahmetimizden, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ona bağışladık."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Meryem suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Meryem suresi 53. ayetin meali (anlamı) nedir?
Rahmetimizden, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ona bağışladık.
Meryem 53. ayetin okunuşu nasıldır?
vevehebnâ lehû mir rahmetinâ ehâhü hârûne nebiyyâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Meryem suresi kaç ayettir?
Meryem suresi toplam 98 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Meryem suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Meryem suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Meryem 53. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلْنَا مَعَهُۥٓ أَخَاهُ هَٰرُونَ وَزِيرًۭا
And olsun ki Musa'ya Kitap verdik, kardeşi Harun'u da kendisine vezir yaptık.
إِنَّآ أَرْسَلْنَآ إِلَيْكُمْ رَسُولًۭا شَٰهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَآ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ رَسُولًۭا
Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de, hakkınızda şahidlik edecek bir peygamber gönderdik.
وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ
Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
فَغَفَرْنَا لَهُۥ ذَٰلِكَ ۖ وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلْفَىٰ وَحُسْنَ مَـَٔابٍۢ
Böylece onu bağışlamıştık. Katımızda onun yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.
قَالَ رَبِّ ٱغْفِرْ لِى وَلِأَخِى وَأَدْخِلْنَا فِى رَحْمَتِكَ ۖ وَأَنتَ أَرْحَمُ ٱلرَّٰحِمِينَ
Musa "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla, bize acı, Sen merhametlilerin merhametlisisin" dedi.
إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّۭا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kuran olarak indirdik.