"Oysa tehdit edildiğiniz şey ne kadar, hem de ne kadar uzak!"
Mü'minûn سُورَةُ المُؤۡمِنُونَ · 36
Arapça metin
۞ هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ
Okunuşu
heyhâte heyhâte limâ tû'adûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
"Bu size vadedilen (öldükten sonra yeniden dirilmek, gerçek olmaktan) çok uzak!"
Size vaadedilen şey, gerçekten ne de uzak, ne de uzak.
Tefsir
Eski müfessirlerin bir kısmı, bu âyetlerde ismi verilmeden kendisinden söz edilen neslin Semûd kavmi ve onlara gönderilen peygamberin Sâlih aleyhisselâm olduğu kanaatindedirler (meselâ bk. Taberî, XVIII, 19); çoğunluk tarafından ise bu neslin Âd kavmi, peygamberin de Hûd aleyhisselâm olduğu söylenmiştir (bk.…
Mü'minûn 31-41. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 23-24</i>
Mü'minûn suresi 36. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Mü'minûn suresinde yer alır. Bu sayfada Mü'minûn 36. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Mü'minûn suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 118 ayetten oluşur.
Meali: ""Oysa tehdit edildiğiniz şey ne kadar, hem de ne kadar uzak!""
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Mü'minûn suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Mü'minûn suresi 36. ayetin meali (anlamı) nedir?
"Oysa tehdit edildiğiniz şey ne kadar, hem de ne kadar uzak!"
Mü'minûn 36. ayetin okunuşu nasıldır?
heyhâte heyhâte limâ tû'adûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Mü'minûn suresi kaç ayettir?
Mü'minûn suresi toplam 118 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Mü'minûn suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Mü'minûn suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Mü'minûn 36. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
أَيَعِدُكُمْ أَنَّكُمْ إِذَا مِتُّمْ وَكُنتُمْ تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَنَّكُم مُّخْرَجُونَ
"Öldüğünüz, toprak ve kemik yığını olduğunuz zaman tekrar dirilmenizle sizi tehdit mi ediyor?"
فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ
Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
وَلَئِنْ أَطَعْتُم بَشَرًۭا مِّثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًۭا لَّخَٰسِرُونَ
"Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz hüsrana uğrayacağınızda hiç şüphe yoktur."
وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ نَبَاتًۭا
"Allah sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir."
فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُلْ ءَاذَنتُكُمْ عَلَىٰ سَوَآءٍۢ ۖ وَإِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌۭ مَّا تُوعَدُونَ
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı uzak mı olduğunu bilmem."
وَقِفُوهُمْ ۖ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ
"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır."