Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
Nâziât سُورَةُ النَّازِعَاتِ · 35
Arapça metin
يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ
Okunuşu
yevme yetezekkerul'insânü mâ se'â.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
İnsanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün,
İnsan, o gün anlar, hatırlar neye çalıştığını.
Tefsir
Arap dilinde “dayanılamayacak kadar ağır ve başka musibetleri bastıracak ölçüde büyük musibet ” anlamına gelen tâmme kelimesi burada kıyameti ifade eder. Kıyametin dehşeti insanlara diğer sıkıntıları unutturacak kadar ağır olduğu için ona bu isim verilmiştir (Şevkânî, V, 439). O gün insanlara dünyada yaptıkları…
Nâziât 34-36. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 550</i>
Nâziât suresi 35. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Nâziât suresinde yer alır. Bu sayfada Nâziât 35. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Nâziât suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 46 ayetten oluşur.
Meali: "Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Nâziât suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Nâziât suresi 35. ayetin meali (anlamı) nedir?
Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
Nâziât 35. ayetin okunuşu nasıldır?
yevme yetezekkerul'insânü mâ se'â. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Nâziât suresi kaç ayettir?
Nâziât suresi toplam 46 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Nâziât suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Nâziât suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Nâziât 35. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ
Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍۢ يَوْمٌ عَسِيرٌ
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍۢ
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
۞ يَوْمَ تَأْتِى كُلُّ نَفْسٍۢ تُجَٰدِلُ عَن نَّفْسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍۢ مَّا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
O gün, herkesin kendi derdine düşüp çabalayacağı ve herkesin işlediğinin haksızlığa uğratılmadan kendisine ödeneceği bir gündür.
وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ
Kıyamet koptuğu gün suçlular umutsuz kalıverirler.