Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.
Nâziât سُورَةُ النَّازِعَاتِ · 45
Arapça metin
إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا
Okunuşu
innemâ ente münziru mey yahşâhâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.
Sen ancak, korkanı korkutansın.
Tefsir
Müşrikler kıyamet ve âhirete inanmadıkları için her fırsatta Hz. Peygamber’e kıyametin ne zaman kopacağını sorarak onu zor duruma düşürmeye çalışıyor, hatta nasıl olsa böyle bir şeyin imkânsız olduğunu düşündükleri için alay olsun diye kıyametin çabucak gelmesini ister görünüyorlardı. Hz. Peygamber ise onların iman…
Nâziât 42-45. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 550-501</i>
Nâziât suresi 45. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Nâziât suresinde yer alır. Bu sayfada Nâziât 45. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Nâziât suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 46 ayetten oluşur.
Meali: "Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Nâziât suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Nâziât suresi 45. ayetin meali (anlamı) nedir?
Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.
Nâziât 45. ayetin okunuşu nasıldır?
innemâ ente münziru mey yahşâhâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Nâziât suresi kaç ayettir?
Nâziât suresi toplam 46 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Nâziât suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Nâziât suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Nâziât 45. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
إِنْ أَنتَ إِلَّا نَذِيرٌ
Sen sadece bir uyarıcısın.
فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ
Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا
Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.
وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرْغَب
Ve ümit edeceğini yalnız Rabbinden iste.
إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَإِذَا هُمْ جَمِيعٌۭ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ
Tek bir çığlık kopar, hepsi, hemen huzurumuza getirilmiş olur.
فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌۭ
Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.