Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.
Nebe' سُورَةُ النَّبَإِ · 27
Arapça metin
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا
Okunuşu
innehüm kânû lâ yercûne hisâbâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
Şüphe yok ki onlar, hiçbir soru ummazlardı.
Tefsir
Sûrenin başından buraya kadar Yüce Allah’ın kudretini gösteren deliller sıralanarak yeniden dirilmenin gerçekleşeceği açıkça ortaya konduktan sonra inkârcıların âhiretteki durumları ele alınmıştır. Mülk sûresinin 8. âyetinde canlı bir varlık gibi tasvir edilerek neredeyse öfkesinden çatlayacak duruma geleceği…
Nebe' 21-28. ayetlerin tam tefsirini okuyun<em>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 537</em>
Nebe' suresi 27. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Nebe' suresinde yer alır. Bu sayfada Nebe' 27. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Nebe' suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 40 ayetten oluşur.
Meali: "Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Nebe' suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Nebe' suresi 27. ayetin meali (anlamı) nedir?
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.
Nebe' 27. ayetin okunuşu nasıldır?
innehüm kânû lâ yercûne hisâbâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Nebe' suresi kaç ayettir?
Nebe' suresi toplam 40 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Nebe' suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Nebe' suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Nebe' 27. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا يَذْكُرُونَ
Onlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler.
ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ
Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.
لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌۭ وَهُمْ فِيهَا لَا يَسْمَعُونَ
Orada onlara ah etmek vardır; birşey de işitemezler.
أَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ أَهْلِهَآ أَن لَّوْ نَشَآءُ أَصَبْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ ۚ وَنَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ
Kalblerini kapatıp mühürleriz de birşey duymazlar.
وَسَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.