Doğrusu ahirete inanmayanlar, meleklere "dişi" adını takarlar.
Necm سُورَةُ النَّجۡمِ · 27
Arapça metin
إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ
Okunuşu
innellezîne lâ yü'minûne bil'âhirati leyüsemmûnelmelâikete tesmiyetel'ünŝâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Ahirete inanmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takıyorlar.
Şüphe yok ki ahirete inanmayanlar, meleklere dişi adları takıp duruyorlar.
Tefsir
Hz. Muhammed’in getirdiği bilgilerin, buyruk ve uyarıların kaynağı ve bunların kendisine nasıl bildirildiği konusunda edebî ve çarpıcı bir üslûpla verilen bilginin hemen ardından Kureyş putperestlerine hitap edilerek bir de tanrılık yakıştırdıkları ve ululadıkları putların ne kadar hakir, zelil, âciz oldukları…
Necm 19-30. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Necm suresi 27. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Necm suresinde yer alır. Bu sayfada Necm 27. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Necm suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 62 ayetten oluşur.
Meali: "Doğrusu ahirete inanmayanlar, meleklere "dişi" adını takarlar."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Necm suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Necm suresi 27. ayetin meali (anlamı) nedir?
Doğrusu ahirete inanmayanlar, meleklere "dişi" adını takarlar.
Necm 27. ayetin okunuşu nasıldır?
innellezîne lâ yü'minûne bil'âhirati leyüsemmûnelmelâikete tesmiyetel'ünŝâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Necm suresi kaç ayettir?
Necm suresi toplam 62 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Necm suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Necm suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Necm 27. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْءَاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ
O kimseler namazı kılarlar, zekatı verirler; ahirete de yakinen inanırlar.
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاعِمَةٌۭ
İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır.
وَإِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ عَنِ ٱلصِّرَٰطِ لَنَٰكِبُونَ
Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun ama, ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadırlar.
وَإِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ
Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun ama, ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadırlar.
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ وَمَا هُم بِمُؤْمِنِينَ
İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler vardır.
وَمَا يُؤْمِنُ أَكْثَرُهُم بِٱللَّهِ إِلَّا وَهُم مُّشْرِكُونَ
Onların çoğu, ortak koşmadan Allah'a inanmazlar.