Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?"
Necm سُورَةُ النَّجۡمِ · 34
Arapça metin
وَأَعْطَىٰ قَلِيلًۭا وَأَكْدَىٰٓ
Okunuşu
vea'tâ kalîlev veekdâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Azıcık verip sonra vermemekte direneni?
Ve az bir şey verip sonra kısanı, nekeslik edeni?
Tefsir
Tefsirlerde bu âyetlerin bazı müşriklerin dönek ve tutarsız tutumlarını gösteren olaylarla ilgili olduğuna dair rivayetlere yer verilmekle beraber bunların sağlam haberler olmadığı anlaşılmaktadır; ayrıca olayların kurgusunda Kur’an’ın ilkelerine göre izahı kolay olmayan unsurlar bulunmaktadır. 34. âyetteki “kesen”…
Necm 33-35. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 175</i>
Necm suresi 34. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Necm suresinde yer alır. Bu sayfada Necm 34. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Necm suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 62 ayetten oluşur.
Meali: "Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?""
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Necm suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Necm suresi 34. ayetin meali (anlamı) nedir?
Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?"
Necm 34. ayetin okunuşu nasıldır?
vea'tâ kalîlev veekdâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Necm suresi kaç ayettir?
Necm suresi toplam 62 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Necm suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Necm suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Necm 34. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ
Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?"
وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنكُمْ جِبِلًّۭا كَثِيرًا ۖ أَفَلَمْ تَكُونُوا۟ تَعْقِلُونَ
And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?
أَيَعِدُكُمْ أَنَّكُمْ إِذَا مِتُّمْ وَكُنتُمْ تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَنَّكُم مُّخْرَجُونَ
"Öldüğünüz, toprak ve kemik yığını olduğunuz zaman tekrar dirilmenizle sizi tehdit mi ediyor?"
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَآ أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ
And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?
لَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ كِتَٰبًۭا فِيهِ ذِكْرُكُمْ ۖ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
And olsun ki, size şerefiniz ve öğüt veren bir Kitap indirdik; akletmiyor musunuz?
وَوَجَدَكَ ضَآلًّۭا فَهَدَىٰ
Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi?