Doğrusu dirilten de öldüren de O'dur.
Necm سُورَةُ النَّجۡمِ · 44
Arapça metin
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا
Okunuşu
veennehû hüve emâte veahyâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Öldüren de dirilten de O'dur.
Ve şüphe yok ki odur öldüren ve dirilten.
Tefsir
Önceki âyetlerde eleştirilen tavır vesilesiyle, o sırada muhatapların hakkında en fazla bilgiye sahip oldukları peygamberlerden Hz. İbrâhim ve Hz. Mûsâ’ya indirilen vahiylerin özüne değinilmektedir. Bu âyetlerin ilk kısmında (38-42. âyetlerde) hatırlatılan ilkeler ve bilgiler –konuya ilişkin başka naslar da dikkate…
Necm 36-54. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Necm suresi 44. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Necm suresinde yer alır. Bu sayfada Necm 44. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Necm suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 62 ayetten oluşur.
Meali: "Doğrusu dirilten de öldüren de O'dur."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Necm suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Necm suresi 44. ayetin meali (anlamı) nedir?
Doğrusu dirilten de öldüren de O'dur.
Necm 44. ayetin okunuşu nasıldır?
veennehû hüve emâte veahyâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Necm suresi kaç ayettir?
Necm suresi toplam 62 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Necm suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Necm suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Necm 44. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ
Doğrusu ölümden sonra tekrar dirilten de O'dur.
إِنَّا نَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا ٱلْمَصِيرُ
Doğrusu Biz diriltiriz, Biz öldürürüz, dönüş Bize'dir.
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ
Doğrusu, güldüren de ağlatan da O'dur.
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ
Sonra onu öldürür ve kabre koyar.
إِنَّكَ مَيِّتٌۭ وَإِنَّهُم مَّيِّتُونَ
Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Dirilten ve öldüren O'dur. O'na döneceksiniz.