Doğrusu onun katımızda yakınlığı ve güzel bir istikbali vardır.
Sâd سُورَةُ صٓ · 40
Arapça metin
وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلْفَىٰ وَحُسْنَ مَـَٔابٍۢ
Okunuşu
veinne lehû indenâ lezülfâ vehusne meâb.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Doğrusu onun, bizim katımızda büyük bir değeri ve güzel bir yeri vardır.
Ve şüphe yok ki onun, katımızda bir yakınlık derecesi ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardı.
Tefsir
Süleyman’ın sınavdan geçirilmesi ve tahtının üstüne ceset konulmasının ne anlama geldiği, Allah’tan bağışlanmasını dilemesine sebep olan hatasının ne olduğu konularında tefsirlerde yine İsrâiliyat türünden bazı rivayetler ve bir peygamberin kişiliğine yakışmayan hikâyeler bulunmaktadır (meselâ bk. Taberî, XXIII,…
Sâd 34-40. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 581-582</i>
Sâd suresi 40. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Sâd suresinde yer alır. Bu sayfada Sâd 40. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Sâd suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 88 ayetten oluşur.
Meali: "Doğrusu onun katımızda yakınlığı ve güzel bir istikbali vardır."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Sâd suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sâd suresi 40. ayetin meali (anlamı) nedir?
Doğrusu onun katımızda yakınlığı ve güzel bir istikbali vardır.
Sâd 40. ayetin okunuşu nasıldır?
veinne lehû indenâ lezülfâ vehusne meâb. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Sâd suresi kaç ayettir?
Sâd suresi toplam 88 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Sâd suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Sâd suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Sâd 40. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَغَفَرْنَا لَهُۥ ذَٰلِكَ ۖ وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلْفَىٰ وَحُسْنَ مَـَٔابٍۢ
Böylece onu bağışlamıştık. Katımızda onun yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.
إِنَّ مَعَ ٱلْعُسْرِ يُسْرًۭا
Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ
Doğrusu zengin eden de varlıklı kılan da O'dur.
وَإِنَّهُمْ عِندَنَا لَمِنَ ٱلْمُصْطَفَيْنَ ٱلْأَخْيَارِ
Doğrusu onlar katımızda seçkin, iyi kimselerdendirler.
فَإِنَّ مَعَ ٱلْعُسْرِ يُسْرًا
Elbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır.
وَءَاتَيْنَٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةًۭ ۖ وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْءَاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.