"Bana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Sâd سُورَةُ صٓ · 70
Arapça metin
إِن يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِلَّآ أَنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌ
Okunuşu
iy yûhâ ileyye illâ ennemâ ene nezîrum mübîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Ben ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyolunuyor.
Bana vahyedilmede ve ben, ancak apaçık bir korkutucuyum.
Tefsir
Tefsirlerde genellikle “yüce topluluk” tabiriyle melekler âleminin kastedildiği, meleklerin tartıştıkları konunun da Bakara sûresinde (2/30-33) anlatılan Hz. Âdem’in ve insan türünün yaratılması hadisesi olduğu ifade edilir. Bu bilgilere göre Hz. Muhammed’in peygamberliğini reddeden putperestlere karşı şöyle bir delil…
Sâd 69-70. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 590</i>
Sâd suresi 70. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Sâd suresinde yer alır. Bu sayfada Sâd 70. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Sâd suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 88 ayetten oluşur.
Meali: ""Bana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.""
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Sâd suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sâd suresi 70. ayetin meali (anlamı) nedir?
"Bana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Sâd 70. ayetin okunuşu nasıldır?
iy yûhâ ileyye illâ ennemâ ene nezîrum mübîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Sâd suresi kaç ayettir?
Sâd suresi toplam 88 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Sâd suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Sâd suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Sâd 70. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَآ أَنَا۠ لَكُمْ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ
"Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım" de.
قُلْ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ
De ki: "Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
قُلْ مَا كُنتُ بِدْعًۭا مِّنَ ٱلرُّسُلِ وَمَآ أَدْرِى مَا يُفْعَلُ بِى وَلَا بِكُمْ ۖ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ وَمَآ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ
De ki: "Ben peygamberlerin ilki değilim; benim ve sizin başınıza gelecekleri bilmem; ben ancak bana vahyolunana uymaktayım; ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
قُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ مُنذِرٌۭ ۖ وَمَا مِنْ إِلَٰهٍ إِلَّا ٱللَّهُ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّارُ
De ki: "Ben sadece bir uyarıcıyım. Gücü her şeye yeten tek Allah'tan başka tanrı yoktur."
قَالَ يَٰقَوْمِ إِنِّى لَكُمْ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌ
O da şöyle söyledi: "Ey Milletim! Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım."
وَقُلْ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلْمُبِينُ
De ki: "Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım."