Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.
Sâffât سُورَةُ الصَّافَّاتِ · 14
Arapça metin
وَإِذَا رَأَوْا۟ ءَايَةًۭ يَسْتَسْخِرُونَ
Okunuşu
veizâ raev âyetey yesteshirûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Bir mucize görseler alay ederler.
Ve bir delil gördüler mi alay etmeye kalkarlar.
Tefsir
Verilen öğütlerden maksat, Kur’an’ın doğru inanç ve düzgün yaşayışla ilgili olarak muhataplarına yaptığı açıklamalar, inkâra sapmaları halinde dünya ve âhirette başlarına geleceklere dair uyarılar, geçmişteki inkârcı toplulukların uğradıkları felâketler hakkındaki ibret verici bilgiler; kısaca onların ıslah olup…
Sâffât 13-15. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 525</i>
Sâffât suresi 14. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Sâffât suresinde yer alır. Bu sayfada Sâffât 14. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 182 ayetten oluşur.
Meali: "Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Sâffât suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sâffât suresi 14. ayetin meali (anlamı) nedir?
Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.
Sâffât 14. ayetin okunuşu nasıldır?
veizâ raev âyetey yesteshirûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Sâffât suresi kaç ayettir?
Sâffât suresi toplam 182 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Sâffât suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Sâffât 14. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ
Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.
إِذَآ أُلْقُوا۟ فِيهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِيقًۭا وَهِىَ تَفُورُ
Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةًۭ فَظَلَّتْ أَعْنَٰقُهُمْ لَهَا خَٰضِعِينَ
Biz dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar.
ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ
Onlar gösteriş yaparlar.
مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ
Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.
بَلْ هُمْ فِى شَكٍّۢ يَلْعَبُونَ
Ama inkarcılar, dirilmekten şüphededirler, bunu eğlenceye alırlar.