Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.
Sâffât سُورَةُ الصَّافَّاتِ · 146
Arapça metin
وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةًۭ مِّن يَقْطِينٍۢ
Okunuşu
veembetnâ aleyhi şeceratem miy yaktîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Ve üstüne (gölge yapması için) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.
Ve ona gölge versin diye bir kabak fidanı bitirdik.
Tefsir
Yûnus aleyhisselâm, Kur’an-ı Kerîm’de altı yerde anılmaktadır; Nisâ sûresinde (4/163) kendilerine vahiy gönderilen peygamberler arasında zikredilmekte; En‘âm sûresinde (6/86) on yedi peygamberin ismi sıralanırken onun da adı geçmekte; Yûnus sûresinde (10/98) kavminin inkârdan vazgeçerek helâk edilmekten kurtuldukları…
Sâffât 139-148. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 552-554</i>
Sâffât suresi 146. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Sâffât suresinde yer alır. Bu sayfada Sâffât 146. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 182 ayetten oluşur.
Meali: "Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Sâffât suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sâffât suresi 146. ayetin meali (anlamı) nedir?
Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.
Sâffât 146. ayetin okunuşu nasıldır?
veembetnâ aleyhi şeceratem miy yaktîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Sâffât suresi kaç ayettir?
Sâffât suresi toplam 182 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Sâffât suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Sâffât 146. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةًۭ لِّلظَّٰلِمِينَ
Biz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.
وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍۢ
Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةًۭ وَمَتَٰعًۭا لِّلْمُقْوِينَ
Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.
ثُمَّ جَعَلْنَٰهُ نُطْفَةًۭ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍۢ
Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik.
وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍۢ مِّنْ حَمَإٍۢ مَّسْنُونٍۢ
And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.
وَإِذًۭا لَّءَاتَيْنَٰهُم مِّن لَّدُنَّآ أَجْرًا عَظِيمًۭا
O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verir ve onları doğru yola eriştirirdik.