Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.
Sâffât سُورَةُ الصَّافَّاتِ · 170
Arapça metin
فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Okunuşu
fekeferû bih. fesevfe ya'lemûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
İşte şimdi onu inkar ettiler. Ama ileride bileceklerdir!
Derken kitap geldi de inanmadılar ona, yakında ne olacaklarını bilecekler.
Tefsir
“Kitap” diye çevirdiğimiz 168. âyetteki zikirden maksat, Allah tarafından gönderilmiş uyarıcı, aydınlatıcı, yol gösterici metinlerdir. Öyle anlaşılıyor ki meleklerle ilgili telakkilerine yöneltilen eleştirilerde olduğu gibi Kur’an’ın yaptığı açıklamalarla inanç ve anlayışlarının ne kadar sakat olduğunun farkına varan,…
Sâffât 167-170. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 559-560</i>
Sâffât suresi 170. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Sâffât suresinde yer alır. Bu sayfada Sâffât 170. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 182 ayetten oluşur.
Meali: "Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Sâffât suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sâffât suresi 170. ayetin meali (anlamı) nedir?
Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.
Sâffât 170. ayetin okunuşu nasıldır?
fekeferû bih. fesevfe ya'lemûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Sâffât suresi kaç ayettir?
Sâffât suresi toplam 182 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Sâffât suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Sâffât 170. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
بَلْ كَذَّبُوا۟ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ فَهُمْ فِىٓ أَمْرٍۢ مَّرِيجٍ
Hayır; onlar, gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.
وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ
İşledikleri kötülükler kendilerine belli oldu ve onları, alaya aldıkları şeyler kuşatıp mahvetti.
فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًۭا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ
Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.
لَّقَدْ أَحْصَىٰهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّۭا
And olsun ki onların adedini bilmiş ve teker teker saymıştır.
فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دَارِهِمْ جَٰثِمِينَ
Ama onu yalanladılar. Bu yüzden onları bir titreme aldı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
وَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًۭا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَخْسَرِينَ
Ona düzen kurmak istediler, fakat Biz onları hüsrana uğrattık.