Bunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi.
Şuarâ سُورَةُ الشُّعَرَاءِ · 32
Arapça metin
فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌۭ مُّبِينٌۭ
Okunuşu
feelkâ asâhü feizâ hiye ŝü'bânüm mübîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Bunun üzerine Musa asasını atıverdi; bir de ne görsünler, asa apaçık koca bir yılan (oluvermiş)!
Musa, sopasını attı, sopa hemen apaçık görünen koca bir ejderha oldu.
Tefsir
Eski Mısır inancında Firavun hem kral hem de tanrının oğlu ve dolayısıyla tanrı sayılıyordu. Bu sebeple, onun tanrılığını kabul etmemek veya tanrısallığına karşı meydan okumak mevcut dine karşı çıkmak anlamına geliyordu (Firavun hakkında bilgi için bk. A‘râf 7/103); Allah tarafından seçilerek gönderilmiş bir…
Şuarâ 29-33. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 151</i>
Şuarâ suresi 32. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Şuarâ suresinde yer alır. Bu sayfada Şuarâ 32. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Şuarâ suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 227 ayetten oluşur.
Meali: "Bunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Şuarâ suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Şuarâ suresi 32. ayetin meali (anlamı) nedir?
Bunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi.
Şuarâ 32. ayetin okunuşu nasıldır?
feelkâ asâhü feizâ hiye ŝü'bânüm mübîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Şuarâ suresi kaç ayettir?
Şuarâ suresi toplam 227 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Şuarâ suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Şuarâ suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Şuarâ 32. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَأَلْقَىٰهَا فَإِذَا هِىَ حَيَّةٌۭ تَسْعَىٰ
Bırakınca, değnek hemen, koşan bir yılan oluverdi.
فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌۭ مُّبِينٌۭ
Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّٰظِرِينَ
Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
۞ وَلَقَدْ جَآءَكُم مُّوسَىٰ بِٱلْبَيِّنَٰتِ ثُمَّ ٱتَّخَذْتُمُ ٱلْعِجْلَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَنتُمْ ظَٰلِمُونَ
And olsun ki, Musa size mucizeler getirdi, sonra ardından kendinize yazık ederek buzağıyı tanrı olarak benimsediniz.
وَأَنْ أَلْقِ عَصَاكَ ۖ فَلَمَّا رَءَاهَا تَهْتَزُّ كَأَنَّهَا جَآنٌّۭ وَلَّىٰ مُدْبِرًۭا وَلَمْ يُعَقِّبْ ۚ يَٰمُوسَىٰٓ أَقْبِلْ وَلَا تَخَفْ ۖ إِنَّكَ مِنَ ٱلْءَامِنِينَ
"Değneğini at." Musa, değneğin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa! Dön gel; korkma; şüphesiz güvende olanlardansın" denildi.
فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ يَٰمُوسَىٰٓ
Musa ateşin yanına gelince: "Ey Musa!" diye seslenildi: