Zulüm gördükten sonra hakkını alan kimselere, işte onların aleyhine bir yol yoktur.
Şûrâ سُورَةُ الشُّورَىٰ · 41
Arapça metin
وَلَمَنِ ٱنتَصَرَ بَعْدَ ظُلْمِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مَا عَلَيْهِم مِّن سَبِيلٍ
Okunuşu
velemenintesara ba'de zulmihî feülâike mâ aleyhim min sebîl.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.
Ve kim, zulme karşı savunursa bu çeşit kişileri suçlu saymaya bir yol yoktur.
Tefsir
Müslümanların, inanç özgürlüğü tanımayan putperest Mekkeliler’in ağır baskıları altında yaşadıkları ve henüz suçlunun kamu adına cezalandırılmasını sağlayacak bir örgütlenmeye sahip olmadıkları bir dönemde inen bu âyetlerde dahi müminler, başkasının hakkına saldırı niteliği taşıyan bir eyleme karşı gösterilen…
Şûrâ 40-43. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 754-755</i>
Şûrâ suresi 41. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Şûrâ suresinde yer alır. Bu sayfada Şûrâ 41. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Şûrâ suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 53 ayetten oluşur.
Meali: "Zulüm gördükten sonra hakkını alan kimselere, işte onların aleyhine bir yol yoktur."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Şûrâ suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Şûrâ suresi 41. ayetin meali (anlamı) nedir?
Zulüm gördükten sonra hakkını alan kimselere, işte onların aleyhine bir yol yoktur.
Şûrâ 41. ayetin okunuşu nasıldır?
velemenintesara ba'de zulmihî feülâike mâ aleyhim min sebîl. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Şûrâ suresi kaç ayettir?
Şûrâ suresi toplam 53 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Şûrâ suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Şûrâ suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Şûrâ 41. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ
Zulmedenlerin, o gün mazeretleri fayda vermez; artık kendilerinden Allah'ı hoşnut edecek şeyleri yapmaları da istenmez.
وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًۭا وَمَا لَيْسَ لَهُم بِهِۦ عِلْمٌۭ ۗ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍۢ
Onlar Allah'ı bırakıp da O'nun, haklarında hiçbir delil indirmediği, kendilerinde de bir bilgi olmayan şeylere taparlar. Zulmedenlerin yardımcısı olmaz.
وَإِن تَدْعُوهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ لَا يَسْمَعُوا۟ ۖ وَتَرَىٰهُمْ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ
Onları doğru yola çağırırsanız duymazlar. Sana baktıklarını görürsün, oysa görmezler.
ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَمْ يَلْبِسُوٓا۟ إِيمَٰنَهُم بِظُلْمٍ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلْأَمْنُ وَهُم مُّهْتَدُونَ
İşte güven; onlara, inanıp haksızlık karıştırmayanlaradır. Onlar doğru yoldadırlar.
وَلَا يَمْلِكُ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَن شَهِدَ بِٱلْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
Allah'ı bırakıp yalvardıkları şeyler, şefaat edemezler. Ancak hakkı bilip ona şahidlik edenler bunun dışındadır.
وَمَن يَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ لَا بُرْهَٰنَ لَهُۥ بِهِۦ فَإِنَّمَا حِسَابُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْكَٰفِرُونَ
Allah'la beraber, varlığına hiçbir delili olmadığı halde başka tanrıya tapanın hesabını Rabbi görecektir. İnkarcılar elbette kurtulamazlar.