Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.
Tûr سُورَةُ الطُّورِ · 22
Arapça metin
وَأَمْدَدْنَٰهُم بِفَٰكِهَةٍۢ وَلَحْمٍۢ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
Okunuşu
veemdednâhüm bifâkihetiv velahmim mimmâ yeştehûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Ve onlara meyve ve gönüllerinin tam istediği et vereceğiz.
Tefsir
Kur’an’ın genel yöntem ve üslûbu doğrultusunda, inkârcılara yapılan uyarı ve ceza bildirimini takiben müminlere de müjdeler verilmekte ve âhirette kendileri için hazırlanmış bulunan nimetler tasvir edilmektedir (cennet ve nimetleri hakkında bilgi ve değerlendirme için bk. Bakara 2/25; Zuhruf 43/68-73; Nebe‘ 78/31-36;…
Tûr 17-28. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 145-148</i>
Tûr suresi 22. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Tûr suresinde yer alır. Bu sayfada Tûr 22. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Tûr suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 49 ayetten oluşur.
Meali: "Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Tûr suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tûr suresi 22. ayetin meali (anlamı) nedir?
Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.
Tûr 22. ayetin okunuşu nasıldır?
veemdednâhüm bifâkihetiv velahmim mimmâ yeştehûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Tûr suresi kaç ayettir?
Tûr suresi toplam 49 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Tûr suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Tûr suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Tûr 22. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
نَاصِيَةٍۢ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍۢ
Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz.
وَذَلَّلْنَٰهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ
Onları kendilerinin buyruğuna verdik; bindikleri de, etini yedikleri de vardır.
لَهُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌۭ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ
Orada meyveler ve her istedikleri onlarındır.
وَلَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَا مِنكُم مَّلَٰٓئِكَةًۭ فِى ٱلْأَرْضِ يَخْلُفُونَ
Eğer dileseydik, size bedel yeryüzünde sizin yerinizi tutacak melekler var ederdik.
ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ مُسْلِمِينَ
Bunlar, ayetlerimize inanmış ve kendilerini Bize vermişlerdir.
وَلَآ أُقْسِمُ بِٱلنَّفْسِ ٱللَّوَّامَةِ
Ve nedamet çeken nefse yemin ederim.