De ki: "Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlemekteyim."
Tûr سُورَةُ الطُّورِ · 31
Arapça metin
قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ
Okunuşu
kul terabbesû feinnî me'aküm minelmüterabbisîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
De ki: Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
De ki: Gözetin bakalım, gerçekten ben de sizinle beraber gözetmedeyim.
Tefsir
Yakın çevresinden haksız ve ağır ithamlara mâruz kalan Resûl-i Ekrem’e, inkârda direnenlerin düşündükleri ve düşünebilecekleri, söyledikleri ve söyleyebilecekleri, yaptıkları ve yapabilecekleri ile ilgili hemen bütün ihtimaller hatırlatılıp bunların hiçbirinin sonuç vermeyeceği, kendisine düşenin azim ve sebatla…
Tûr 29-49. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Tûr suresi 31. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Tûr suresinde yer alır. Bu sayfada Tûr 31. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Tûr suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 49 ayetten oluşur.
Meali: "De ki: "Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlemekteyim.""
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Tûr suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tûr suresi 31. ayetin meali (anlamı) nedir?
De ki: "Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlemekteyim."
Tûr 31. ayetin okunuşu nasıldır?
kul terabbesû feinnî me'aküm minelmüterabbisîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Tûr suresi kaç ayettir?
Tûr suresi toplam 49 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Tûr suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Tûr suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Tûr 31. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًۭا
De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu O, kullarını görür, haberdardır."
فَفِرُّوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ ۖ إِنِّى لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ
De ki: "Öyleyse Allah'a koşusun; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım."
قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَنِىٓ أَعْمَىٰ وَقَدْ كُنتُ بَصِيرًۭا
O zaman: "Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin, oysa ben gören bir kimseydim" der.
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ ٱلْيَقِينِ
And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَن ذِى ٱلْقَرْنَيْنِ ۖ قُلْ سَأَتْلُوا۟ عَلَيْكُم مِّنْهُ ذِكْرًا
Sana Zülkarneyn'i sorarlar, "Onu size anlatacağım" de.
قُلْ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍۢ
De ki: "Rabbime karşı gelirsem, doğrusu büyük günün azabından korkarım."