Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
Vâkıa سُورَةُ الوَاقِعَةِ · 13
Arapça metin
ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
Okunuşu
ŝülletüm minel'evvelîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
(Onların) çoğu önceki ümmetlerden,
Öncekilerin birçoğu.
Tefsir
“Mukarrebûn” (Allah’a en yakın olanlar) diye nitelenen “es-sâbikūne’s-sâbikūn” (önde olanlar, o önde olanlar) grubu ile “Allah ve resulüne ilk iman edenler, ilk muhacirler, iki kıbleye doğru da namaz kılmış sahâbîler” şeklinde belirli kimselerin kastedildiği yorumları yapılmış olmakla beraber, İbn Atıyye esasen âyetin…
Vâkıa 11-26. ayetlerin tam tefsirini okuyun\N
Vâkıa suresi 13. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Vâkıa suresinde yer alır. Bu sayfada Vâkıa 13. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Vâkıa suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 96 ayetten oluşur.
Meali: "Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Vâkıa suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Vâkıa suresi 13. ayetin meali (anlamı) nedir?
Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
Vâkıa 13. ayetin okunuşu nasıldır?
ŝülletüm minel'evvelîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Vâkıa suresi kaç ayettir?
Vâkıa suresi toplam 96 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Vâkıa suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Vâkıa suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Vâkıa 13. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَقَلِيلٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ
Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
وَثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ
Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ
Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.
أَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا۟ وَيَعْفُ عَن كَثِيرٍۢ
Yahut yaptıklarına karşılık onları ortadan kaldırır, bir çoğunu da bağışlar.
تِلْكَ أُمَّةٌۭ قَدْ خَلَتْ ۖ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُم مَّا كَسَبْتُمْ ۖ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
Onlar geçmiş birer ümmettir. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu değilsiniz.