Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz?
Vâkıa سُورَةُ الوَاقِعَةِ · 70
Arapça metin
لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًۭا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
Okunuşu
lev neşâü ce'alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?
Dileseydik onu tuzlu, acı bir su haline getirirdik, hala mı şükretmezsiniz?
Tefsir
İnsanın kendi varlığı ve yakın çevresinde her gün yararlandığı imkânlar üzerinde, bütün bu varlık ve oluşların hangi irade ve gücün eseri olduğu hakkında düşünmeye çağıran çarpıcı sorularla Allah Teâlâ’nın irade ve yaratma gücüne, bunun da insana yüklediği kulluk görevine dikkat çekilmektedir. Burada özellikle…
Vâkıa 57-74. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 225-227</i>
Vâkıa suresi 70. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Vâkıa suresinde yer alır. Bu sayfada Vâkıa 70. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Vâkıa suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 96 ayetten oluşur.
Meali: "Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz?"
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Vâkıa suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Vâkıa suresi 70. ayetin meali (anlamı) nedir?
Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz?
Vâkıa 70. ayetin okunuşu nasıldır?
lev neşâü ce'alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Vâkıa suresi kaç ayettir?
Vâkıa suresi toplam 96 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Vâkıa suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Vâkıa suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Vâkıa 70. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ
Sizi yaratan Biziz; hala tasdik etmez misiniz?
وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنكُمْ جِبِلًّۭا كَثِيرًا ۖ أَفَلَمْ تَكُونُوا۟ تَعْقِلُونَ
And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?
لَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ كِتَٰبًۭا فِيهِ ذِكْرُكُمْ ۖ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
And olsun ki, size şerefiniz ve öğüt veren bir Kitap indirdik; akletmiyor musunuz?
وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ
Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi?
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ
Rızkınıza şükredeceğiniz yere onu vereni mi yalanlıyorsunuz?
أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًۭا فَـَٔاوَىٰ
Seni öksüz bulup da barındırmadı mı?